Bilgi Köşesi

Beyaz Saray’da Hırsız Var: Watergate Skandalı

Siyasetin gizli kapaklı işlerle, kumpaslarla kimi zaman da ihanetlerle dolu olduğu bilinen bir gerçek. Ülkelerin siyasi geçmişlerine baktığımızda pek azının siyasi çalkantılarla haşır neşir olmadığını görürüz. Özellikle bazı ülkeler uzun yıllar düzenli bir siyasi yapı kurmuşlarsa herhangi bir siyasi terslik daha çarpıcı bir hal alır. ABD daha önce geçirdiği iç çekişmelerin ve ekonomik duraksamaların ardından siyasi düzenini büyük oranda oturtmuş bir ülkedir. Buna rağmen siyasetin ne zaman bir skandala yol açacağı tahmin edilebilir değildir. Watergate Skandalı kendi döneminde uyandırdığı yankının yanı sıra Amerikan siyasi tarihinde de bir ilke yol açmasıyla kayda değer bir olaydır.

Takvimlerin 1972 yılını gösterdiği zamana, Watergate Ofis Binası’na gidelim. Binaya giren 5 hırsızın yakalanmasıyla başlıyor her şey. Hırsızlık dünyanın her yerinde görülebilen bir suçtur lakin hırsızlık eğer bir ülkedeki muhalefet partisinin ofisini hedef alıyorsa perde arkasında nelerin döndüğü konusunda bir kuşku seli başlar. Watergate olayının skandala dönüşmesi bu kuşkuyu ortadan kaldırma çalışmaları sonucu oldu. Faillerin tutuklanmasından bir süre sonra, basın ve Adalet Bakanlığı hırsızların üzerinde bulunan nakit ile dönemin ABD başkanı Nixon’ın yeniden seçim kampanyası komitesi tarafından kullanılan bir rüşvet fonu arasında bir bağlantı buldular. Rüşvet fonu başlı başına bir şok etkisi yaratmışken Watergate hırsızlarının asıl amacı daha da şaşırtıcıdır. İlerleyen soruşturma hırsızların Nixon’ın partisi olan Cumhuriyetçi Parti ile bağlantılı olduklarını ve amaçlarının Demokrat Parti’nin telefonlarını gizlice dinlemek üzere mikrofonlar yerleştirmek olduğunu ortaya çıkardı. Olayın soygun süsü verilmiş bir siyasi komplo yolunda ilerlemesi daha kapsamlı bir soruşturmaya neden oldu.

Başkan Richard Nixon bu hırsızlığın arkasındaki siyasi uzantının ortaya çıkarılması için adalet bakanı Elliot Richardson’ı görevlendirdi. Bakan Richardson’ın atadığı savcı Beyaz Saray’da başkanın bütün konuşmalarının teybe alındığını öğrenerek bu bant kayıtlarının kendisine verilmesini istedi. Normal şartlarda bir başkanın böylesi şaibeli bir olayın aydınlatılması için tüm imkanlarını kullanmasını beklerken Richard Nixon bu isteği kesinlikle reddetti ve savcının görevden alınması talimatını verince dikkatleri üzerine çekti. Adalet Bakanı savcının görevden almayı reddedince Nixon, Adalet Bakanının görevine son verdi.

Soruşturmanın görülen duruşmaları sırasında ortaya çıkan bilgiler yüzünden ABD Temsilciler Meclisi, Yargı Komitesi’ne ek soruşturma yetkisi verdi ve bunun sonucunda ABD Senatosu skandalı incelemek için özel bir soruşturma komitesi oluşturdu. Bağımsız devlet televizyonu tarafından ülke çapında yapılan mahkeme yayını kamuoyunda büyük ilgi gördü. Senatörler bu görüşmelerde, başkanın Watergate olayında kendi yönetiminin bu olaydaki payını örtbas etme planlarını onayladığını öğrendiler. Açığa çıkan şeylere rağmen Nixon yönetimi, anayasal bir krize yol açan soruşturmalara direnmeyi sürdürdü. Başkanlığın soruşturmaya karşı direnmesi, Şubat Temsilciler Meclisi’ni Nixon’a karşı bir suçlama sürecini başlatmaya yöneltti. Suçlamalar devam ederken, Yüksek Mahkeme oybirliğiyle Nixon’ın Oval Ofis kasetlerini hükûmet soruşturmasına vermekle yükümlü olduğuna karar verince başkanlığın direnişinin arkasındaki neden açıklığa kavuştu: Kasetler, Nixon’un sözde soygundan sonra gerçekleştirilen faaliyetleri örtbas etmek için komplo kurmuş olduğunu ve soruşturmayı saptırmak için federal yetkilileri kullanmaya çalıştığını ortaya koydu. Nixon veya yetkilileri şüpheli görülen kişilerin ofisinin dinlemek, aktivist grupların ve siyasi figürleri soruşturmak; FBI, CIA ve İç Gelir Servisi’ni (IRS) siyasi araç olarak kullanmak gibi siyasi etikte kabul edilemez faaliyetlerde bulunmuşlardı. Deşifre olan bu kayıtlardan kısa bir süre sonra, Yargı Komitesi Nixon’a karşı adaleti engelleme, görevi kötüye kullanma ve Meclis’e saygısızlık suçlarından görevden alma kararını verdi ve Temsilciler Meclisi’ne bildirdi.

Örtbastaki rolü yüzünden siyasi desteğini tamamen kaybeden Nixon, görevden alma kararının uygulanmasına yer vermeden 9 Ağustos 1974’te görevinden istifa ederek ABD siyasi tarihinde istifa eden ilk başkan unvanına sahip oldu.

Daha Fazla İçerik İçin:

http://www.armadillokitap.com/

Instagram hesabımıza göz atmak için: https://www.instagram.com/armadillokitap/

Youtube:

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz