Bilgi Köşesi

Tac Mahal

Bir Aşkın Meyvesi

Aynı anda hem Dünyanın Yedi Harikası’ndan birisi olup hem de UNESCO tarafından Dünya Mirasları Listesi’ne alınan eserler çok nadirdir. Düşünün ki böyle bir eser ne kadar görkemlidir. Bu eser mimarisi kadar sahip olduğu tarihiyle de dikkat çekip, hikayelere ve filmlere ilham olmuştur. Aynı zamanda aşkın bir sınırının olmadığını da kanıtlamaktadır bizlere. Ülkesinin dünyaca tanımasına sebep olup bir sembolü haline gelen o şahesere övgü dolu kelimeler kifayetsiz kalır çünkü kusursuzluğun da bir sembolü haline gelmiştir. Bahsettiğimiz eseri tahmin ettini değil mi? O eser Tac Mahal ‘in ta kendisidir!

Eserimizi Tanıyalım

Mimarisinden tarihine, bulunduğu bölgeden, hikayelere ve filmlere kadar ilham olan bu eserin ilk önce şöyle temel bilgilerine değinelim.
Nerede yer alır bu eser, onu böyle değerli kılan nedir? Hindistan’ınn Agra şehrinde, Yamuna nehrinin kıyılarında yer alır. Bu nehir ayrıca Jumna nehri olarak da bilinir.
Yapımında yakut, zümrüt ve pırlanta kullanılmıştır ve rivayete göre mehtaplı gecelerde aydan daha parlak görünmektedir. Altından yapılma bir âlem, kubbenin üstüne serilmiştir. Tac Mahal’in etrafı boyunca Yasin Suresi yazılıdır. Sure; İstanbul’dan çağrılan Hattat Serdar Efendi tarafından Mahal’in dört bir yanına işlenmiştir. İnşaasında ise 20 bin işçinin çalıştığı tahmin edilmektedir. Yanlış duymadınız. Tam 20 bin.

Türk Eli

Tac Mahal kapılarını her yıl 3 milyon insana da açmaktadır. Övgüler az kalır dedik yanında, haksız da sayılmayız aslında. Yapımında Mimar Sinan’ın öğrencileri var diyorsak eğer ortaya çıkan şeyin ne kadar mükemmel olacağını en iyi biz Türkler biliriz aslında. O, işçiliğiyle, tasarımıyla daha da önemlisi zekasıyla göz kamaştıran onlarca eser bırakmıştır günümüze. Ve öldüğünde bile yetiştirdiği onlarca “Mimar Sinan” onun izinden devam etmiştir. O zaman şimdi Türk elinin değdiği bu eseri biraz daha inceleyelim ve tarihine bir bakalım.

Tarihe Yolculuk

Babür İmparatorluğu’nun 6. Hükümdarı Şah Cihan tarafından yaptırılmıştır. Şah Cihan’ın eşi Mümtaz Mahal hamile olmasına rağmen bir sefer esasında eşi Şah Cihan’ı yalnız bırakmayıp onunla birlikte sefere çıkmıştır. Sefer, Burhanpur’da çıkan bir isyanı bastırmak için planlanmıştır. İşte bu sefer sırasında doğum sancıları tutan Mümtaz Mahal ne yazık ki doğum esnasında yaşamını yitirmiştir. 1631 yılında meydana gelen bu olayda doğum sırasında ölen kadınlar kutsal sayılırdı. Eşinin ölümü üzerine Şah Cihan büyük bir üzüntü içine düşmüş ve devlet işleriyle olan ilgisini büyük ölçüde kesmiştir. acısını hafifletmek için iss mimariyle ilgilenmeye başlamıştır.
Yaklaşık olarak 2 yıl yas tuttuğu söylenir. Bu aşkın hafife alınmasını istemeyip, yüzyıllar boyunca da aşkından bahsedilmesini isteyen Şah Cihan işte bu amaçla Tac Mahal’i yaptırmıştır.

Şah Cihan

Aşkı kadar büyük olan gaddarlığıyla Şah Cihan, sırf bu eserden bir tane daha olmaması için, inşaasında çalışan işçilerin kollarını yapı bitince kestirmiştir. Öldükten sonra da vasiyet üzerine Tac Mahal’in üst katında mezarı bulunan eşinin yanına gömülmüştür. Aşkı için kimseleri gözü görmeyen Şah Cihan kime yaptırdı bu eseri, kimlere güvendi? Yapımı ne kadar sürdü ve sonrasında ne oldu diye merak ediyor musunuz? Hadi bu eşsiz eserin inşa sürecine de göz atalım biraz.

Mimar Sinan’ın Öğrencileri

Şah Cihan, bu eser için Mimar Sinan’ın öğrencileri olan Mehmet İsa Efendi ve Mehmet İsmail Efendiyi, İstanbul’dan, Hindistan’a davet etmiştir. Tac Mahal’in inşaası 20 yıl sürmüştür. 1631 yılında çalışmaları başlayan yapının bitimi 1651 yılında kesin olarak tamamlanmıştır.
İki yanında simterik yapılar olarak inşaa edilmiş türbe, camii ve konuk evi ile birlikte anıtsal girişlere de hakim olan bir bütünlüğün kendisidir aslında. Uzun ve güzel bir geçit bizi direkt olarak ana türbeye götürüyor.
Bulunduğu konum itibariyle stratejik bir özelliğe de sahiptir. Yamuna Nehrine olan yakınlığı bu bölgeyi sadece doğal bir alan haline getirmekle kalmamış, bölgenin su ihtiyacını da karşılamıştır. Tac Mahal’in güzelliğinin yarısının bulunduğu konumdan dolayı kaynaklandığı söylenmektedir.

Aşk Anıtı

Bu yapı zamanında “Aşk Anıtı” olarak da nitelendirilmiştir.
Yine yaygın bir efsaneye göre inşaatta kullanılan iskele ve iş gücü masrafı, kubbeden daha fazla olmuştur. Öyle ki Tac Mahal’in bitimine yakın, Şah Cihan’a inşaatın iskelesinin sökümünün 5 yıl süreceği söylenmiştir. Bunu duyan Şah Cihan verdiği “Herkesin söktüğü tuğla kendine.” emriyle, iskele sökümü bir gecede bitirilmiştir.

Son Olarak

Doğu’dan Batı’ya her yazar ve şairin ilham kaynağı olup, dünyamızdaki sayılı aşk anıtlarından biri olan bu eseri görmekte fayda var. Türk elinin değdiğini düşünürsek herkes kendinden bir şeyler mutlaka bulacaktır. Gün doğumundan, gün batımına kadar açık olan Tac Mahal, cuma günleri ziyarete kapalıdır fakat içeride ibadet ve dua etmek mümkündür.

Böylesine bir şaheseri gidip görmeyi kim istemez ki?
Kültürümüze bir şeyler katmak istiyorsak ve bunun için bir gezi listesi hazırladıysak Tac Mahal o listenin ilk üç sırasında yerini almalı. Ölmeden önce görmeniz gereken enfes eserlerden birisi✨

http://www.armadillokitap.com/

Youtube:

Instagram hesabımıza göz atmak için: https://www.instagram.com/armadillokitap/

Tavsiye edilen diğer yazımız:

No Responses

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz