Biyografiler

Adolf Eichmann

Hitler intihar etti,
Göring intihar etti,
Himmler intihar etti.
Bir tek o kaldı, Yahudi soykırımının fikir babası olarak bir tek o.
Ve Mossad ajanları peşine düştü.

Holokost…
Tarihin en acı tablosu…
Ve insanlığını bir kenara bırakarak o tabloyu çizen Naziler…
Bugün sizlere Yahudi soykırımının baş mimarlarından biri olan Adolf Eichmann’ın hayatını anlatacağız. O belki Hitler, Göring ya da Himmler kadar meşhur değil. Ama eli en az onlar kadar kanlı.

1932 yılında Nazi partisine girene kadar pek de kayda değer bir yaşamı yoktu Eichmann’ın. Hatta başarısız bir öğrenci olduğunu dahi söyleyebiliriz. Fakat Nazi partisine girdikten sonra her geçen yıl yıldızı parlamaya başlayan bir isim oldu. Yahudi sorununun gündeme gelmesi ile beraber bu konu üzerine kafa patlatmaya başlayan Eichmann aynı zamanda parti içinde de hızla yükseliyordu. Ülkenin güvenlik servisinde (SD) üst kademelere yerleşen Eichmann, Avusturya’nın ilhak edilmesiyle orada bulunan Yahudiler üzerine planlar yapmaya başladı. Burada bulunan 150.000 Yahudi 18 ay gibi kısa bir süre içerisinde toplama kamplarına yerleştirildi. Ertesi yıl Naziler Polonya’yı da ele geçirince Yahudi sorunu büyüdü. Eichmann da terfi ederek Yahudi Sorunu Bölümü’nün başına geçti. Ve tam da bu sıralarda Hitler’in karşısına çıkarak “Nihai Çözüm” isimli fikrini Führer’e sundu. Bu fikir Yahudilerin daha fazla beslenmemesi ve olabildiğince hızlı bir şekilde toptan katledilmesini öne sürüyordu. Ele geçirilen her Yahudi öldürülürse ortada Yahudi sorunu kalmayacaktı. Mantığı, vicdanını unuttuğundan olsa gerek bu fikir ona aşırı mantıklı geliyor ve ateşli bir savunucusu oluyordu.


Nihayetinde 1942 yılında yapılan Wannsee Konferansı bu fikri onadı ve Eichmann’a “Yahudi Uzmanı” unvanı verildi. Arkasına gücü alan Eichmann faaliyetlerini arttırdı ve mobilize ölüm birliklerini sahaya sürdü. Alman literatüründe Einsatzgruppen adı verilen bu birlikler işgal edilen bölgelerdeki Yahudileri, Romanları ve komünistleri ev ev arayarak teker teker öldürüyordu. Babi Yar Katliamı bunlar arasında en meşhurudur. Ukrayna’da 2 gün içerisinde ele geçirdikleri yaklaşık 34 bin Yahudi’yi öldürmüşlerdir. Sürekli hareket halinde olan bu birlikler ölüm kusan vahşi bir hayvandan farksızdı. Ve yalnızca bu birliğin savaş boyunca yüzbinlerce insan öldürdüğü düşünülmektedir.

Katliamların sonucunda Polonya Yahudilerinin %90’ı, Avrupa Yahudilerinin ise 3’te 2’sinin öldürüldüğü düşünülmektedir. Yine kaynaklara göre Almanların kamplarında esir olan Sovyet Yahudilerinin de %94’ü infaz edilmiştir.

Tüm bu suçlar cezasız mı kalacaktır? Savaş bittikten sonra Almanya ağır bir yenilgiye uğramıştır ve Sovyetler Berlin’e girerek talan olmuş şehirde marşlarını okumaktadırlar. Yeraltında ise siyanürü hazırlayan Hitler ve yardakçıları Sovyetlerin eline düşmemek için intihar hazırlığı yapmaktadırlar. Hitler, Göring ve Himmler intihar etmeyi “başarmışlardır”. Fakat Eichmann Amerikalılar tarafından yakalanmıştır. Kısa süre onların elinde kaldıktan sonra tutulduğu yerden kaçmayı başaran Eichmann Arjantin’e gitmiş ve orada izini kaybettirmeyi başarmıştır. Fakat kaderin ne zaman işleri tersine çevireceği belli olmaz ve tesadüfi bir şekilde Eichmann’ın konum bilgisi İsrail istihbaratının eline düşer. Mossad zaten yurtdışına kaçan Nazilerin uzun zamandır peşindedir o yüzden bu fırsatı kaçırmazlar ve Eichmann’ı İsrail’de yargılamak üzere yakalamak için operasyon planlamaya başlarlar. Bu operasyon Operation Finale ismiyle filmleştirilmiştir. İlgili yazımıza bakmanızı tavsiye ederiz.

Devam edelim, Eichmann kusursuz bir operasyonla yakalandıktan sonra İsrail’e getirilir ve mahkemeye çıkarılır. Kurşun geçirmez bir camın ardında kendisini savunur. Sıradan bir memur olduğunu ve emirleri uyguladığını söyler fakat hâkimi ikna edemez. Son isteği karısını görmekti ve onu gördükten sonra Ramleh hapishanesinde bir gece yarısı idam edildi. İlginçtir, son yemeği için ne istediği sorulduğunda yemek istememiş ve bir Yahudi işletmesi olan Carmel Şaraphanesi’nden kırmızı şarap istemiştir. Affedilmek için kısa bir mücadele verip dilekçeler yazsa da bunun bir karşılığı olmamıştır. Profesör David Cesarani’ye göre son sözleri aşağıdaki gibidir:

Almanya uzun yaşa. Arjantin uzun yaşa. Avusturya uzun yaşa. Bunlar benim en bağlı olduğum üç ülke. Eşimi, ailemi ve arkadaşlarımı selamlıyorum. Ben hazırım. Tüm erkeklerin kaderi olduğu gibi biz, yakında tekrar buluşacağız. Tanrı’ya inanarak ölüyorum.

Kurşun geçirmez bir camın ardında kendisini savunurken


İnfaz edildikten sonra cesedi yakılmış ve külleri Akdeniz’in serin sularına bırakılmıştır.
Kim bilir, belki külleri yıllar önce yaktığı insanların külleri ile gökyüzünde buluşmuştur…

Yargılandığı sırada, yakın çekim

Daha Fazla İçerik İçin:

http://www.armadillokitap.com/

Instagram hesabımıza göz atmak için: https://www.instagram.com/armadillokitap/

Youtube:

No Responses

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz