Biyografiler

Leonardo Da Vinci

Avrupa’yı uzun süredir hazırlandığı kalkınmaya kavuşturan Hümanizm ve Rönesans ikilisi o denli etkili olmuşlardır ki günümüzde dahi kültür merkezi olarak Avrupa gösterilmektedir.

Dogmatik kurallardan sıyrılan toplum, insan ruhunu tatmin etmenin ve iyiyi-güzeli aramanın peşine düşmüştür. 14. yüzyılda bölgeye yerleşmeye başlayan Rönesans fikri çocuklarını bir sonraki yüzyılda vermeye başlamıştır. Ve bu çocuklar arasında en dikkat çekici olanı genç bir noterin gayrimeşru evladı olarak dünyaya gelen ve bir deha olan Leonardo Da Vinci ‘dir.

Çocukluğundan itibaren var olduğu dünyaya karşı meraklıydı, doğayı gözlemliyor ve bir anlam arıyordu. Her insan hayatının belli dönemlerinde arayışa girer; fakat çok azı bir şeyler bulabilir ve yalnızca dahi olanları buldukları şeyler ile başkalarının hayatını değiştirebilir. Da Vinci dahi sınıfındaydı, antik dönemin hocalarının izinde giderken, çağdaşları tarafından kıskanılan ve aşağılanan, sonrakiler için ise örnek alınan birisiydi. En büyük özelliği ise şüphesiz çok yönlülüğüydü.

Matematik dahisi olarak birçok insan sayabiliriz fakat bu dahinin mimarlık, anatomi, botanik, coğrafya ve daha birçok alanda uzman olmasını bekleyebilir miyiz? Günümüzde bekleyemiyoruz. Çünkü yaşadığımız yüzyılın alimleri, Antik Çağ ve Rönesans alimlerinin yalnızca çırağı olabilecek kadar alimlerdir. Tezimiz günümüzde alim yetişmediği yönündedir. En azından geçmişe bakarak bunu görebiliriz.

Aristoteles ve Platon’un kurucusu olduğu kervana İslam’ın Altın Çağı’nda İbni Sina, Harizmi, İbn Rüşd ve Kindi gibi gerçek anlamdaki alimler katılmış ve Rönesans döneminde buna Da Vinci gibi birkaç deha daha eklenmiştir.

Zincirleme bir tamlama gibi ilim akmıştır 1600’lere kadar -ki bunun meyveleri de Aydınlanma Çağı olmuştur-. Örneğin Da Vinci’nin robot yapmaya çalışırken -yine İslam’ın Altın Çağı’ndan olan- Cezeri’den etkilendiği bilinmektedir. Bu örnekler saymakla bitmeyecek, okumakla tükenmeyecektir.

Genç yaşta yaptığı başarılı çizimler ile önce babasının dikkatini çekmişti, onu dönemin ünlü ressamlarından olan Verrocchio’ya götürmüş ve yanına çırak olarak vermişti. Verrocchio dönemin tanınmış simalarından olup, anatomiye ilgi duymaktadır ve onun bu ilgi ve bilgisi Leonardo’da yeşermeye başlayan tohumları büyütecek ve sonrasında meyve olarak “Vitruvius Adamı“nı ortaya çıkaracaktı. Bir söylentiye göre dahi çocuk Leonardo o denli yetenekliydi ki, İsa’nın Vaftizi’nde resmettiği meleği olağanüstü derecede başarılı bulan hocası Verrochio bir daha eline fırçayı almamıştı!

Her insan gibi onun yaşantısı da yer yer sekteye uğruyordu. Hatta öyle bir an gelmişti ki faka bastığını düşünmüştü. İçinden adeta “kariyerim bitti” deyip duruyordu. 1476 yılında yanında üç erkek ile beraber eşcinsellik suçlamasıyla tutuklanmıştı! Sonuç olarak dava düşmüştü ama lekesi kalmış mıydı? Pek öyle gözükmüyordu çünkü kısa süre sonra tablo siparişleri almaya başlamıştı genç ressam. Yeteneği her şeyin üstesinden geliyordu.

Yetenekli ama disiplinsizdi. Fırçasını dokundurduğu birçok tabloyu yarım bırakmıştı. Kendisine sipariş verenler tarafından dava üstüne dava açılsa da o bununla pek ilgilenmiyordu. Canı isterse çiziyor istemezse kaldırıp atıyordu. Açıkçası iş yapmak için güvenilmez bir isimdi. Evet, ikinci bir kişi için güvenilmez olabilirdi ama özsaygısı çok üst düzeydeydi ve kendisine oldukça fazla güveniyordu. Milano dükü Sforza’ya yazdığı bir mektupta mühendislik alanındaki yeteneklerini methettikten sonra şunları ekliyordu:

“Keza resim konusunda da kim olursa olsun, mümkün olan her şeyi herhangi birinden daha iyi yapabilirim.”

İlginç düşünceleri de vardı. Örneğin et yemenin ne derece ahlaki olduğunu sorguluyordu. Çeşitli hayvanlara ev sahipliği yapan bir doğanın içinde büyümesinden olsa gerek düşkündü hayvanlara. Kafeste tutulan kuşları satın alıp özgürlüğüne kavuşturduğu dahi vardı.

Da Vinci’nin en önemli eskizlerinden olan bu çizim içerisinde yoğun felsefe de barındırmaktadır. Bu ünlü eskizde kare maddesel varlığı simgelerken, daire ise ruhsal varlığı simgelemektedir. Leonardo insan vücudunun işleyişinin ve var oluşunun bir nedenini, ruh ve maddenin karşılıklı etkileşimini arıyordu. Anatomi alanında 779 çizim yapmış, ve kendi deyimiyle “bir damarın nasıl işlediğini görmek için 10 tane ceset açmıştı“. Ekleyelim, Frances White, Da Vinci’nin o dönem defterine yaptığı anatomik çizimleri paylaşması halinde bilimsel çalışmaların yüzlerce yıl ileriye taşınacağını iddia etmektedir.

Rahimdeki bebeği çizmesi ise Papa ile arasında sıkıntılar yaşanmasına neden olmuştu. Fakat Leonardo’nun içindeki ateş bir üfürükle sönecek gibi değilken zaman da eski zaman değildi. Yozlaşmış kilise, bilim ile savaş verirken bu sefer keşfetmenin tutkusu sorgusuz itaat etmeyi bastırıyordu.

Leonardo kendi çizimlerine gerekli özeni göstermiyordu sırf bu yüzden birçok çalışması yarıda kalmıştı. Günde bir milimetre kare çizdiği iddia edilen ünlü tablosu Mona Lisa ise bu konuda istisnaydı. Gittiği her yere onu götürmüş, bir an için yanından ayırmamıştı. Her yıl 6 milyon insanın görmek için Louvre Müzesi’ni ziyaret ettiği bu tablo neden bu kadar ünlüydü? Şüphesiz bu tabloda da altın oran kullanılmıştı, arka planda gibi gözükse de Mona Lisa’da da Da Vinci’nin anatomik dokunuşu vardı. En dikkat çekici iddialardan birisi, Da Vinci’nin eşcinsel olup çırağı Salai ile ilişkisi olduğu ve Mona Lisa’da onu resmettiğidir.

“Son Akşam Yemeği”ni de Milano’da duvara çizen bir dahidir Da Vinci. Belki Mona Lisa kadar ünlü değildir fakat daha yoğun anlamlar içeriyor olabilir.

Kutsal kase, Magdalalı Meryem ve Hz. İsa’nın olduğu bir tablo sizce nelere gebedir? Bu tablonun incelemesine ilişkin bazı kilit bilgileri verdiğimiz ilgili yazıya göz atabilirsiniz.

Genç ressamları ve bilginleri her zaman doğayı gözlemlemeye çağıran Da Vinci, bunu en iyi kendisi yapmıştır. Şöyle ki, kaplumbağaları inceleyerek zırhlı bir araç yaparken; kuşları inceleyerek helikopter tasarımları ortaya atmıştır. Skorsky, helikopterleri yaparken Da Vinci’den ilham aldığını açıkça söylemiştir. Aynı zamanda balıklardan esinlenerek denizaltı prototipleri geliştirmiştir. Tüm bunları yaparken haritalar çizmiş ve şehir planlaması işine girmiştir. Barajları ve hidrolik sistemleri değerlendirmeyi sunmuştur. Fransa Kralı Françovis’in yanında çalışmalarını sürdürürken bu çok şey kattığı hayata gözlerini yummuştur. Peki son satırları ne olmuştur dersiniz bu hezarfenin?

“Çorba soğuyor.”

Yazıyı bizimle ilgili bir anekdotla bitirmek istiyorum: Osmanlı İmparatorluğu II. Bayezid zamanında Haliç’ köprü yaptırmak için kolları sıvamıştır. Bölge halkının daha rahat bir yaşam sürmesi, uzun ve sıkıntı yaratabilecek kayık yolculuğundan kurtulmak için Osmanlı mühendisleri II.Bayezid’in emriyle çalışıyorlardı. Fakat sonuç başarısızdı. Da Vinci ise yaşananlardan haberdar olduktan sonra II.Bayezid’e mektup yazarak kısaca “Acizleri, efendimizin istediği köprüyü yapabilecek donanımdadır hatta isterseniz boğaza açılıp kapanabilen bir köprü dahi yapabilirim” demiştir.

Devlet erkanının değerlendirmesi isteğin reddedilmesiyle sonuçlanmıştır ve halk 1836 yılına kadar kayıklarla yolculuğa devam etmiştir. Yıllar sonra arşivler açıldığında ise Da Vinci’nin gönderdiği mektubun üstüne “kafirin gönderdiği mektup” yazıldığı görülecektir.

Müslüman olsaydı sizce o teklif kabul edilecek miydi? Kesinlikle edilecekti. Osmanlı’yı toplar tüfekler değil, cehalet ve bağnazlık yıkmıştır. Tıpkı Takiyüddin’in binbir emekle inşa ettiği rasathaneyi “meleklerin bacaklarını izliyor” diyerek talan edilmesi gibi bir cahillik… O rasathane yıkılmasaydı belki şu an Kepler yerine Takiyüddin’i -veya onun öğrencilerini- anıyor olacaktık.

500 yıldır dokunduğu her alanın uzmanları çalışmalarını yaparken Da Vinci’ye göz atmak zorunda kalıyor, fakat bizim ülkemizde Da Vinci üzerine kimin uzmanlığı var? Kaç tane Rönesans tarihçisi var?

Kültürel ve bilimsel anlamda bir yeniden doğuşa ihtiyacımız var, yarım kalan kendi Rönesansımızı 80 yıl sonra tekrar hayata geçirmemiz gerekiyor yoksa bu sefer kaybedeceğimiz şey ne Bayezid’in köprüsü ne Takiyeddin’in rasathanesi olur…

Son Akşam Yemeği Tablosu ve daha fazlası için 👇🏻

Daha Fazla İçerik İçin:

http://www.armadillokitap.com/

Instagram hesabımıza göz atmak için: https://www.instagram.com/armadillokitap/

Youtube:

No Responses

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz