Film Yorumları

Thelma and Louise

İsim: Thelma and Louise

Yönetmen: Ridley Scott

Oyuncular: Geena Davis, Susan Sarandon, Brad Pitt, Michael Madsen

IMDb: 7.5/10

Süre: 2 saat 10 dakika

Tür: Macera, suç, dram

Yol filmlerini sever misiniz? O zaman Thelma ve Louise’yi beğeneceğinizden şüpheniz olmasın. Eğer yol filmlerine pek sıcak bakmıyorsanız merak etmeyin. Çünkü bu bildiğiniz yol filmlerinden değil. Şimdi gelin hep birlikte filmimizi inceleyelim.

Hafta sonu için küçük bir kaçamak yapmak isteyen iki yakın arkadaş, yolculuk için hazırlık yapmaya başlar. Güzel ve tatlı bir ev hanımı olan Thelma, kocasının umursamazlığını kullanarak kaçmayı başarırken garson olan diğer arkadaşımız Louise işyerinden izin alır ve artık yolculuk için önlerinde hiçbir engel kalmaz. Bavullar toplanır, gerekli eşyalar temin edilir, hatta umursamaz kocaya hafta sonu yetecek kadar yemek bile hazırlanır. Artık mavinin en güzel tonundaki Thunderbird model arabaya atlama vaktidir.

Yolculuk rüya gibi başlasa da kızlar eğlenmek için bir barda durunca olanlar olur. Güzel ve saf kızımız Thelma tacize, hatta tecavüze uğrar ve failin elinden kurtulamaz. Grubun soğukkanlı ve akıllısı olan Louise ise bu görüntüye dayanamaz ve bir silah ile Thelma’yı kurtarır. Film boyunca kulaklarımızda çınlayan “Kızı rahat bırak!” sesi Louise, Thelma ve daha nice kadının sesi oluyor. 1991 yılında çekilen bir film olsa da eminim ki üstünden geçen 30 yıllık zamana rağmen durumun hâlâ aynı olması hatta daha da kötüleşmesi ben dahil bütün izleyenleri kahretmiştir.

Peki suçlu kim? Tecavüzcü adam mı? Yoksa en iyi arkadaşını tecavüzden kurtarmak için bir adam öldüren Louise mi? Bu soru film boyunca kafamızda dönüp duruyor ama film ilerledikçe kafamızdaki sorular daha da çoğalıyor. Evet, belki hiçbir insan cinayete kurban gitmeyi hak etmiyor olabilir ama ya bu insan tecavüz gibi büyük bir suç işlediyse sizce böyle bir sonu hak edebilir mi? Bu asla cevaplanamayacak bir soru olarak karşımıza çıkıyor.

Garson ve ev hanımlığı rollerinden cinayet faili ve tecavüz mağduru rollerine bürünen kızlarımız telaşla kaçarlar. Arkalarında bıraktıkları eş ve işin yerini bir ceset ve bir polis ordusu almıştır. Kafa dağıtmak için çıktıkları yolculuk da bir suçtan kaçma macerasına dönüşmüştür. Bakalım kızlar kurtulabilecek mi?

Filmimiz gerek senaryosuyla gerek sinematografisiyle gerekse oyuncularıyla zamanında alkışları ve ödülleri toplamış. Başta senaryosuyla Altın Küre ve Oscar ödülleri kazanan Thelma ve Louise, filmi izlerken adeta göz banyosu yaptıran çekimleriyle de bu ödüllerden payını almış ve yönetmenimiz Ridley Scott birçok mecrada en iyi yönetmen ödülünü kazanmıştır.

Oyunculuklara gelince, döneminin en iyi ikillerinden biri olan Geena Davis ve Susan Sarandon da birçok ödül kazanmıştır. Filmi çok beğenen biri olarak bu özgün senaryonun ve güzel oyunculuğun aldığı ödülleri gerçekten hak ettiğini söyleyebilirim. Hatta Brad Pitt de ilk filmlerinden olmasına rağmen bu filmdeki performansıyla ve yakışıklılığıyla ileride ne kadar büyük bir oyuncu olacağını Hollywood’a ve izleyicilere kanıtlamıştır.

Filmde beni en çok etkileyen şey, karakterlerimiz Thelma ve Louise’nin başlarına ne gelirse gelsin birbirlerine hep arka çıkmaları. Birbirlerine bu kadar destek veren ve bu kadar güvenen iki arkadaşın ilişkisi gerçekten çok imrendirici. Karakterler birbirlerine o kadar bağlı ki kriz anlarında birbirlerini suçlamak yerine birbirlerine dönüşüyorlar. Saf ve duygusal Thelma yaşadığı krizlerden sonra tıpkı Thelma gibi daha sivri zekalı ve daha soğukkanlı oluyor. Aksine, sivri zekalı ve soğukkanlı Louise ise yaşadığı krizlerle bir ruhsal çöküntüye uğruyor ve daha da duygusallaşıyor. Belki duygularını belli etmemek için soğukkanlı davranabilir evet ama bu ikilinin birbirlerini ne kadar güzel tamamladıkları inkâr edilemez bir gerçek.

Thelma ve Louise, izleyiciyi büyük bir maceranın içine çekiyor ve sizi o mavi Thunderbirg’in arka koltuğuna oturtuyor. Thelma ve Louise ile eşarbınızı takıp kocaman gülümseyerek güzel bir fotoğraf çekildikten sonra Louise gaza basıyor ve bir doğa gezisine başlıyorsunuz. Muhteşem güzellikteki ağaçlar, çöl gibi sıcak araziler, kanyonlar, berrak gökyüzü hepinizi büyülüyor ve bu mükemmel manzaranın tadını çıkartıyorsunuz.

Filmdeki karakterler de en az film kadar renkli ve ayırt edici özelliklere sahip. Bu yüzden izlerken kâh gülüp kâh ağlayacağınız kâh heyecanlanacağınız bu filmde dayanışmayla gittikçe güçlenen kadın imajı sizi mest edecek. Ayrıca kovalamaca sahnelerindeki toz, duman, araziler ve daha bir sürü obje sizi kovboy filmlerine ışınlamış kadar olacak. Kemerleri bağlayın ve sıkı tutunun, Texas’a doğru bir yolculuk sizi bekliyor.

Daha Fazla İçerik İçin:

http://www.armadillokitap.com/

Instagram hesabımıza göz atmak için: https://www.instagram.com/armadillokitap/

Youtube:

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz