Film Yorumları

Traffic

İsim: Traffic

Yönetmen: Steven Soderbergh

Oyuncular: Michael Douglas, Don Cheadle, Benicio Del Toro, Dennis Quaid, Catherine Zeta Jones

IMDb: 7.6/ 10

Süre: 2 saat 27 dakika

Tür: Suç, Dram, Gerilim

Trafik filminin ismini ilk duyduğumuz zaman açıkçası bir yol filmi bekliyorduk fakat çok farklı bir maceraya atıldık. Evet, ortada bir trafik ve yol var ama bu yol çok uzun ve meşakkatli bir yol. Trafiğin sebebi ise uyuşturucu. Üç yollu bir uyuşturucu trafiği ile izleyicileri ekrana kilitleyen Steven Soderbergh, bu üç trafik çeşidini üç farklı başrol karakterle ele almış ve üç farklı mekânda çekim yapmış.

Birinci trafik türümüz uluslararası trafik. Meksika ve ABD ülkeleri arasında yapılan uyuşturucu alışverişiyle başa çıkmaya çalışan ilk başrolümüz Javier, Meksika’da ortağı Manolo ile çalışan bir polistir. Meksika’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne gidecek olan uyuşturucuları engellemeye ve kartelleri yakalamaya çalışırken deyim yerindeyse at izinin it izine karıştığını fark eder ve bir şeyler yapmaya çalışır. Javier, ülkesinde sevilen ve örnek alınabilecek statüsü yüksek bir memurken Amerika’daki statüsü tartışılır.

Javier ile aynı mesleği yapan diğer başrollerimiz Ray ve Montel ise ikinci trafik türü olan ülke içi trafik ile savaşmaktadırlar. Bir uyuşturucu kaçakçısı olan Carlos Ayala, iyi bir aile babasıdır ve zengindir. Çok sevdiği hamile karısı ve küçük oğlu ile mutlu mesut yaşarken polis ekiplerinin baskınıyla göz altına alınır. Karnında bebeği, kucağında çocuğuyla kocasız kalan Helena Ayala ise ne yapacağını bilemez. Bir yandan kocasını kurtarmaya çalışırken bir yandan geçim şartlarını düşünmek zorunda kalır ve yanlış bir yolu seçer. Kocasının uyuşturucu trafiğini devam ettirmek zorundadır çünkü yalnız ve eğitimsiz bu kadına kimse yol göstermez. Bizi güzelliğiyle büyüleyen Catherine Zeta Jones yani Helena, bir melekken kurnaz bir şeytana dönüşür ve kocasından bile iyi bir satıcı olur. Kocasının kurtulması için herkesi ve her şeyi ortadan kaldıracak kadar gözü dönmüş bir kadın sizce neler yapabilir?

Bu sorunun cevabı çok açık uçlu olsa da filmi izlerken gözünüze çarpan bir anne daha ailesini korumak için elinden geleni yapacak. Mutlu bir evliliği olan ve zengin Barbara Wakefield, kocası ve kızının tartışmaları yüzünden araya girecek. Ve burada üçüncü uyuşturucu trafiğimiz olan kişisel trafik kendini gösterecek. Genç bir kız olan Caroline Wakefield, zengin bir aileye sahip, başarılı bir kızken hayatında bir şeylerin yanlış gittiğini fark eder. Bütün bu dünyanın, varoluşun ve koşuşturmanın amacı nedir? Kafasında bu soruya cevap vermeye çalışırken onunla aynı soruya sahip arkadaşlarının kurbanı olur ve gün geçtikçe uyuşturucu bağımlısı olur. Düşmanıyla aynı evde yaşamak zorundadır çünkü babası bir uyuşturucu şefidir. Ülkede sağlam bir kariyeri olan ve hayatı boyunca ülkenin her yerinde uyuşturucuyla savaşan Robert Wakefield, bir oda yanında yatan kızının uyuşturucu kullandığını bilememiştir. Filmdeki iyi yönde değişmelerin temsilcisi olan bu adam, kızının bu durumunu öğrenince ne yapacaktır?

Filmdeki değişimler o kadar güçlü ve keskin yaşanıyor ki kim iyi kim kötü anlayamıyorsunuz. Zaten iyi ve kötü nedir ki? Kendi ailesine karşı sert olan ama uyuşturucuyla mücadele eden Robert, sırf ailesini korumak için uyuşturucu ticaretine giren Helena, intikam almak isterken pis işlere bulaşan Javier sizce iyi midir yoksa kötü müdür? Bize kalırsa hepsinin sevilesi bazı yönleri var.

Karakterler kadar onları oynayan insanlar da önemlidir. Filmdeki oyuncuların hepsini çok başarılı bulduğumu söylemeden geçemeyeceğim. Bu oyuncuların arasında göze çarpan bir isim var ki bütün ödülleri silip süpürmekle kalmamış ve hakkı olanı kazanmış: Javier rolüyle Benicio Del Toro. En iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Oscar ve Altın Küre başta olmak üzere birçok ödül kazanmıştır. Diğer oyuncuların da en az Benicio Del Toro kadar göz doldurucu bir performans sergilemediğini söylesek yalan söylemiş oluruz. Gerçekten çok başarılı bir cast seçimi olmuş.

Ödüllerden bahsetmişken filmin gösterime girdiği 2001 yılında senaryo, kurgu ve yönetmenlik dallarında da Oscarları kazanan Stephen Gaghan ve Steven Soderbergh’in de gerçekten çok iyi iş çıkarttığına değinmek istiyorum.  Böyle güzel bir senaryoyu tamamlayacak güzellikte olan çekim teknikleri gerçekten dikkat çekici. İzlerken bilmem fark ettiniz mi ama üç trafik türünde de üç farklı renk efekti kullanılmış. Yönetmen ilk olarak sıcak bir çöl ülkesi olan Meksika’yı sarı ve buğulu bir görüntüye boğmuş. Tehlikeli ama sıcak insanları, en az insanları kadar sıcak olan kumların rengi ile uyuşan efekt bu ülkeye çok yakışmış.  İkinci olarak başrol Washington’un aristokrat soğuğu ve o soğukluğa sahip olan Robert Wakefield’in çekimleri buz gibi bir mavi tonla görüntülenmiş. Bu kısımları izlerken Caroline’in sevgisizliğini ve Beyaz Saray’ın soğukluğunu içinizde hissetmemek elde değil. Bu efektler sizin karakterlere olan hislerinizi etkileyecek emin olun.

Ayrıca filmin nereye döndüğünü ve hangi karakteri işlemeye başladığını hızlıca anlamanıza yardımcı olacak. Fakat bir yerde her şey olduğu gibi gözükecek. İşte orası trafiğin kavşak noktası olacak. Çünkü nereye giderseniz gidin, bir gün trafikte illa ki yollar kesişir. Sizce bu filmdeki kavşak nerede?

Daha Fazla İçerik İçin:

http://www.armadillokitap.com/

Instagram hesabımıza göz atmak için: https://www.instagram.com/armadillokitap/

Youtube:

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz