Belgeseller

Ahtapottan Öğrendiklerim

Belgesel bittiğinde içimde oluşan hisleri nasıl anlatsam bilmiyorum.
Çok üzüldüm, içim ezildi. Ruhum sanki bambaşka bir dünyadaymış gibi soyutladı kendisini ve bedenimden bağımsız bir hal aldı. Anlatamıyorum, ama eminim siz de bittikten sonra aynı hisleri paylaşacak ve beni çok iyi anlayacaksınız.

Ne anlatıyor bizlere bu belgesel? Gelin biraz bunu konuşalım. Sıcağı sıcağına yazması zor bir belgesel bu yüzden duygularımdan arınıp bilgileri aktarmak istiyorum.

Bir buçuk saatin büyük çoğunluğu neredeyse okyanusun altında geçiyor. Doğaya çırılçıplak tanık oluyoruz, tüm güzelliği, tüm detaylarıyla adeta büyülenmiş şekilde ekrana takılı kalıyoruz. Hiç görmediğiniz canlılar, onların inanması güç özellikleri ve doğanın acımasız dengesi…

Ama bir canlı var ki odak noktamızda o yer alıyor ve neredeyse hayatının tüm detaylarını öğrenip ona yaşamı boyunca yarenlik ediyoruz. O canlı tahmin edeceğiniz üzere bir ahtapot. Birkaç bilgi verelim bu canlılara dair. Çok zekiler, oyun oynamayı çok seviyorlar ve oldukça yalnızlar. Grup halinde takılmayı hiç sevmezler, hepsinin kendine has bir yaşamı vardır. Ayrıca ahtapot isminin Antik Yunancadan geldiğini ve “sekiz ayaklı” demek olduğunu da hatırlatalım. Bu genel geçer bilgileri şimdi bir kenara bırakalım çünkü Craig Foster’ın anlatacakları tüm bunların çok üzerinde.

Craig Foster da kim? Can alıcı bir soru bu. Gelin biraz onu anlatalım zira bu bilgilere sahip şekilde izlerken belgeselden daha da keyif alacaksınız.

Craig Foster belgeselimizin kahramanı. Bir doğa bilimci, doğa sever. Doğanın bize değil, bizim doğaya ait olduğumuzun farkında olan ve bu öğretiyi yaymaya çalışan hisli bir insan. “Ahtapottan bir şeyler öğrenen” de ta kendisi. Söz konusu ahtapotla tam bir yıl boyunca her gün okyanusta buluşuyor. İnanır mısınız ahtapot ona alışıyor, hatta kucağına gelip kendisini sevdiriyor. Başlarda ondan korksa da sonrasında sevmeye başlıyor. Bir yıl boyunca öyle badireler atlatıyorlar ki izlerken kimi zaman yutkunmakta zorlanacaksınız. Ve hep şu soruyu soracaksınız kendinize: “Ben olsam ne yapardım?”. Ayrıca ekleyelim, ikili arasındaki bağı biraz da kıskanacaksınız. Çünkü gerçekten dünyada sayılı insanın deneyimleyeceği bir duygu ahtapotla bir “aşk” hikayesi yaşamak. Craig’in ahtapotu anlatırken gözlerinin dolması ise izleyiciyi bitiren son darbe gibi oluyor. Dram seven arkadaşlar hepimizden daha çok bayılacaktır bu belgesele.

2020 yılında yayımlanan bu belgesel film Craig’in ahtapotla olan bir yılını konu ediniyor. Etkisini şuradan anlayabilirsiniz ki ertesi yıl hemen En İyi Belgesel Film Oscar’ını kazanıyor. Güney Afrika’nın derin okyanuslarına korkmadan dalan Craig ayrıca bir cesaret örneği. Şöyle ki, bizlerin sokağa çıkmaya korktuğu saatlerde, gecenin bir yarısında okyanusa dalış yapıp çekim yapan bir insan. Yanından köpek balığı geçerken buna aldırmayan, önünde akrepler balık avlarken onlardan korkmayan ve hiç bilmediği canlıların dibine sokulacak kadar meraklı ve cesur bir insan. Dalgıçlığa ilgi duyan insanlar için bir idol örneği. Sahiden bu işe merak salanlara ilham kaynağı olacak bir belgesel. Bu işin bambaşka bir boyutu ama gerçek. Craig tam bir rol model.

Ahtapotun yengeç avlama sahnesi ve köpek balığından kurtulurken uyguladığı dahiyane zekâsı ise “vaaaaov” dedirten detaylar olmuş belgeselde. Genelde savanlarda görmeye alıştığımız kaçma kovalama hikayeleri suyun altında da bir hayli aksiyon dolu. İzlerken gözlerinizi ekran ayıramayacak ve belki de anksiyetenizin azmasını engelleyemeyeceksiniz.

Oscar dışında sayısız ödüle layık görülen belgeselin yaratıcısı olan Craig bu başarısını bir de proje ile taçlandırıyor. Sea Change Project adını verdiği oluşumla okyanusların ve genel anlamda gezegenimizin daha sağlıklı ve daha sürdürülebilir bir hale gelmesi için çabalamaktadır. Ve artık Güney Afrika’da okyanusa tek başına dalmamaktadır. Arkadaşları ve ekibi vardır. En önemlisi ise oğlu vardır, babasının izinden giden ve muhtemelen onu geçecek olan hırslı ve meraklı oğlu.

Peki bu belgeselde bizlere oldukça sevimli gelen ahtapotlar hakkında genel yargı nedir? Şöyle söyleyebiliriz ki, mitolojide ve halk efsanelerinde ahtapotlar deniz canavarları olarak tasvir edilmektedirler. Örneğin Japonlara ait bir mitolojide Akkorokamui adı verilen devasa bir ahtapot vardır. Yunan mitolojisinde de kimi kaynaklar Gorgonları buna örnek göstermektedirler. Kısaca söylemek gerekirse ünü pek de olumlu olmayan bir hayvan ahtapotlar.

Tüm mitoloji ve halk efsaneleri bir yana, hatta Tarkan’ın ahtapotla savaştığı o efsane sahne de bir yana, bu belgeseli izledikten sonra hala ahtapotları bir deniz canavarı olarak görebilecek misiniz? Biz hiç sanmıyoruz…

Daha Fazla İçerik İçin:

https://www.armadillokitap.com/

Instagram hesabımıza göz atmak için: https://www.instagram.com/armadillokitap/

Youtube:

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz