Bilgi Köşesi

Albıs (Alkarısı)

Mitoloji kavramı hayatımıza ne zaman, ne şekilde girdi bilinmez. Bugün mitoloji denildiğinde akla direkt Yunan, Roma ve Mısır mitolojisine ait tanrı, tanrıça veya yaratıklar geliyor olabilir. Oysa Gök Tanrı inancı ve İslamiyet’in etkisiyle işleyiş farklı olsa da Türkler de bir mitolojiye sahipti elbette. İnsanlar yüzyıllar boyunca günlük hayatta yaşadıkları hastalıklara, sorunlara, felaketlere çözüm aradılar. Hatta içerideki odadan gelen kaynağı belirsiz sese bile anlam veremeyince birtakım inançlar geliştirmişlerdir. Bunlardan bazıları günümüze kadar ulaşıp batıl inanç veya hurafeye dönüştüler. Yazımızda yer verdiğimiz Albıs sebep olduklarına dair mantıklı bir açıklamanın yapılamadığı zamanlarda ortaya çıkan bir mit. Üstelik kendisi Türk mitolojisine ait kötücül bir ruh olma özelliği de taşıyor.

Türklerin geniş coğrafyalara yayılmalarının sonucu olarak Albıs ’ın ünü de çok geniş bir coğrafyaya yayılmış. Kimi bölgelerde “Alkarısı” olarak da anılmasının yanı sıra farklı Türk ağızlarından dolayı çeşitli söyleyişlere sahip. Aynı zamanda kendisi  Lilith‘le şaşırtıcı bir benzerlik gösteriyor. Kökleri Mezopotamya mitlerine kadar dayanan Lilith günümüzde Musevi inancında yerini koruyor. Peki Lilith ile Albıs’ın bu benzerliği nereden kaynaklanıyor, kısaca değinelim. Musevi inancında Lilith’in Adem’in ilk karısı olduğuna inanılır. Lilith, onunla aynı anda yaratıldığı için Adem’e tabi olmayı reddeder ve bu yüzden lanetlenir. Daha sonra Havva, Adem’e eş olarak yaratıldığında ise Lilith, Adem ve Havva’nın çocuklarını yiyerek Adem’e zarar vermeye başlar.

Bu açıklamadan sonra yine Albıs’a dönersek onun da lohusa kadınlara ve çocuklara takıntılı olduğunu görebiliriz. Albıs ikisinden de nefret eder ve onlara sonsuz bir düşmanlık duyar. Albıs’ın gücü o kadar etkilidir ki odaya girdiği an kurbanın rengi solar, halsizleşir, kolları ve bacakları çarpılır.

Daha çok kızıl renkli giysiler giyen kızıl saçlı bir kadın olarak tasvir edilir. Kimi zaman onu kefen giymiş ölü ya da gelin kılığında gördüğünü söyleyenler de vardır. Bunun dışında belli hayvanların şekline büründüğü de söylenir. Son derece çirkin bir görüntüsü vardır. Ayakları terstir ve uzun boyludur. Uzun, demirden parmak ve tırnaklara sahip olduğu söylenir. Böylesine tehlikeli bir ruhun tahmin edersiniz ki öldürülmesi gerekir. Bu noktada bizi kötü bir sürpriz bekliyor. Zira ölüsünden akan kanla yeni bir Albıs doğabilir.

Bir varlığın öldürülmesi zorsa geriye tek seçenek kalıyor: ondan korunmak. Anadolu’da süregelen pek çok adet aslında Albıs’tan korunma yöntemidir. “Gökçe boncuk” denilen yani bildiğimiz mavi boncuktan çok korkar. Nazar boncuğu kavramının kökenlerinde bu ruhun olduğuna inanılır. Bu sebeple örneğin Kars ve Sivas bölgelerinde geceleri lohusa kadınları yalnız bırakmayıp ışıklarını sürekli yakarak onları koruduklarına dair bir inanış mevcuttur.

Halk arasında “kırkı çıkma” diye tabir edilen doğumdan sonra kırk gün evden çıkmama da tamamen Albıs’ın etkisiyle yaşamımıza yerleşmiş bir olgudur. Lohusa kadın bebeğiyle evden çıkmaz, yalnız bırakılmaz. Yastığının altına daima bıçak, makas, demir, para, iğne gibi metal eşyalardan biri konur ya da çörek otu, soğan, sarımsak kabuğu ve süpürge saklanır. Kadınların doğumdan sonra başlarına kırmızı kurdele bağlayıp verdikleri mutluluk pozları da aslında zamanında yine Albıs’tan korunma yöntemlerinden biridir. Günümüzde her ne kadar kurdele yerini bandana veya kırmızı saç süslerine bırakmış olsa da yeniden günlük yaşantımızda yerini korumayı sürdürmektedir.

Eskiden toplum hayatında büyük bir problem teşkil eden albasmasının modern tıptaki lohusa humması denilen mikrobik hastalık olduğunun anlaşılması ve doğru teşhis edilmesi halinde hastalara gerekli tedavinin yapılması üzerine daha seyrek karşılaşılır hale gelmiştir. Buna bağlı olarak sağlık hizmetlerinin yaygınlaşması, ayrıca eğitimde ilerlemeler kaydedilerek her çeşit batıl inancın İslâm’a aykırı olduğunun halka anlatılması ile korkutuculuğunu büyük ölçüde kaybetmiştir.

Bu ve bunun gibi birçok kötücül ruhu merak eder, onlarla ilgili okuma yapmak isterseniz içerisindeki dolu dolu bilgiler ve çizimlerle keyifli bir okuma sunan Ahmet Burak Turan’ın Türk Canavarları Sözlüğü’ne göz atabilirsiniz.

Daha fazla içerik için: https://www.armadillokitap.com/

Instagram hesabımıza göz atmak içinhttps://www.instagram.com/armadillokitap/

Youtube:

One Response

  1. Ali yeşil Temmuz 23, 2021

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz