Film Yorumları

Before Sunrise

Hayatınızın en büyük aşkı yalnızca bir gece sürebilir mi?

Before üçlemesinin, bir efsanenin başlangıcı olan Before Sunrise seyirciyle 1995’te buluştu ve unutulmazlar listesine adını yazdırdı. Düşündüren akıcı diyaloglar ve masalsı Viyana manzaraları eşliğinde izleyeceğiniz film, klişe bir aşk hikayesi anlatmaktansa aşık olma sürecini tüm doğallığı ve heyecanıyla gözler önüne seriyor. Karnınızda uçuşan kelebekleri beyaz perdede görmeye hazırsanız incelemeye devam edelim.

Fransız bir genç kadın olan Celine, Paris’e giden bir trende kitabını okumaya çalışırken yan tarafında kavga eden bir çift yüzünden rahatsız olup koltuğunu değiştirir ve bir Amerikan genci olan Jesse’nin yanındaki koltuklara oturur. İkilinin arasında bir iletişim başlar, beraber yemek vagonuna giderler ancak Jesse’nin Viyana’da inmesi gerekir. Bir gecesini Viyana’da geçirmesi ve daha sonra uçağını yakalayıp Amerika’ya dönmesi gereken Jesse, Celine’e ilginç bir teklif yaparak Avrupa’da kalan saatlerini onunla geçirmesini ister. Celine ise trenden inerek bu yabancıya katılır. Bu iki yabancının Viyana’da geçirecek bir gecesi vardır ve aslında tüm film bundan ibarettir.

Film başlar başlamaz Avrupa’da yol alan o trene, sıcak renk paletine hemen alışırız. Jesse ve Celine ise konuşmaya başladıkları ilk andan itibaren kimyalarının uyuştuğunu bize belli ederler. Bu iki yabancının tanıştıkları dakikadan itibaren mükemmel bir iletişim kurması, bir daha birbirlerini görmeyeceklerini bildikleri içindir belki de. Yabancılara her zaman çok daha iyi açılırız. Tesadüfen yolları kesişen bu iki insan farklı iki dünyadır, keşfedilmesi gereken dünyalardır. Celine ve Jesse film boyunca psikoloji, edebiyat, insan ilişkileri ve dertleri dahil birçok şeyden bahsederler. İlk başta birbirleri için çekici olan şey bilinmezlik iken, konuştukça aralarındaki şey bilinmezliğin çekiciliğinden çok daha farklı bir duyguya dönüşür. Diyaloglar üzerinden ilerleyen sahneler boyunca birbirlerini keşfedip aşık olan bu iki insanı izlerken, izleyici de sanki onları tanıma sürecine dahil olur. Her şey yalın ve doğal akışında gerçekleştiği için büyük jestler ve abartı romantizm bekleyen romantik film severler için pek uygun olmayabilir.

Celine rolünde gördüğümüz Julie Delpy, sofistike ve naif Fransız kadını rolüne; Jesse rolündeki Ethan Hawke ise hafif serseri romantik Amerikan rolüne cuk diye oturmuştur. Film çekimleri sırasında rolleri gibi genç olan iki oyuncunun zaten yapmaları gereken olağanüstü performanslar olmadığı için o doğaçlama hissi veren samimi konuşmalar kusursuz gerçekleştirilmiş. Ancak doğaçlama gibi görünmesine aldanmamak gerek çünkü tek bir cümle bile doğaçlama değilmiş.

Filmin senaryosunun Richard Linklater ve Kim Krizan’a ait olmasına rağmen başrol oyuncuları Ethan Hawke ve Julie Delphy de işin çok içindeymiş. Julie Delphy bazı replikler ve düzeltmelerle karakterine daha belirgin bir kadın sesi eklediğini düşünmüş. Hatta meşhur ‘’hayali telefon görüşmesi’’ sahnesini Viyana’da çekimler başlamışken Delphy yazmış. Dolayısıyla muhteşem ikilinin doğallığına ve replikleri seyirciye çok iyi aktarıyor olmasına şaşırmamak gerek.

Bu realist ve zarif filmin arkasında filmin aksine acıklı bir hikaye varmış. Filmin yazarlarından biri ve yönetmeni olan Richard Linklater ilhamını Philadelphia’da Amy Lehrhaupt isimli bir kadınla geçirdiği geceden almış. 1989’da oyuncakçıda tanışan ikili tüm geceyi şehirde yürüyüp sohbet ederek geçirmişler. Kısa bir süre iletişimde kalsalar da Linklater daha sonra Amy’den haber alamamış. Linklater, Before Sunrise yayınlanınca tekrar onun dikkatini çekeceğini sanmış ama film yayınlanmasına rağmen ses seda çıkmamış. Yıllar sonra öğrenmiş ki Amy Lehrhaupt filmin çekimlerine başlanmasından birkaç hafta önce hayatını kaybetmiş. Dolayısıyla asla filmden haberdar olmamış. Before serisinin üçüncü filmi olan Before Midnight işte bu kadına adanmış.

James Joyce hayranları burada mı? Before Sunrise birçok James Joyce referansı ile Ulysses eserini onurlandırıyor. Filmin sonlarında Celine ve Jesse’nin geçirdikleri günün tarihinin 16 Haziran olduğunu öğreniyoruz. Ulysses de tamamıyla 16 Haziran’da geçen bir roman ve bu modernist eserde de üç karakterin şehir içindeki hareketlerine ve düşüncelerine odaklanılıyor. Jesse’nin gerçek isminin James olduğunu da unutmamak gerek.

Bilindiği gibi Before serisinin iki devam filmi daha var. İlk film çıktığı zaman insanları kendisine öyle çekmiş ki hayranlar Celine ve Jesse’nin tekrar görüşüp görüşmedikleri üzerine teoriler üretmek zorunda kalmışlar. Gerçek sonucu ise 9 yıl sonra, 2004’de Before Sunset çıktığında öğrenebilmişler. Son film ise 2013 yılında Before Midnight adıyla seyirciye kavuştu. Bizim devam filmi için yıllarca bekleme zorunluluğumuz olmadığı için eminiz ki filmler arasındaki karakter gelişimlerini incelemek çok keyifli olacaktır. Her film için başka bir Avrupa şehri seçilmesi de ufak ve güzel bir ayrıntı. Arka plan zenginliği seri boyunca kalitesini korumayı başarıyor.

Sıcak bir içecek hazırlayıp Viyana sokaklarında Celine ve Jesse ile kaybolmakta tereddüt etmeyin. Romantik filmlere yeni bir soluk getiren Before Sunrise; iki gencin paylaştığı duygular, bakışlar ve diyaloglar vasıtasıyla aşık olmanın gerçekte nasıl bir şey olduğunu hatırlatacak.

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz