Kitap İncelemeleri

Beyaz Geceler

Ardı arkası kesilmeyen Dostoyevski kitapları okuyarak bu seriyi tamamlamakta kararlıyız. Bugün ise sizler için Dostoyevski’nin 1848 yılında kısa öykü olarak yazmış olduğu Beyaz Geceler ’i inceledik.

Dostoyevski’nin diğer eserlerine göre oldukça farklı bir hikaye ile karşı karşıyayız bugün. Onun diğer eserlerinde görmeye alışkın olduğumuz o realist ve karamsar tavırlar yıkılmış yerini ise adeta bir duygusallık almış gibi. Elbette bu kitaptaki coşkulu ruh halini de unutmamak gerek. Tıpkı diğer eserlerinden olduğu gibi duygu ve hissiyatlarını yaşayarak hissediyor olsak da üzülerek söyleyeceğimiz bir nokta hikayenin kısa olması. Deyim yerindeyse göz açıp kapayıncaya kadar bitiyor.

Gözlem yeteneği sayesinde karakterlerin içsel düşüncelerinin yoğunluğuna fazlası ile yer vermiş Dostoyevski. O zaman gelin şimdi spoiler vermeden karakterlere şöyle bir bakalım. Aşkını, duygularını ve hayatını hayallerinde yaşayan; toplumun dışına itilmiş  genç bir adam… Dostoyevski’nin tabiri ile bir “hayalperest”. Hayal kırıklıkları ve kederle dolu yaşantısı ile baş başa kalmış bir kadın… Bir şekilde yolları kesişen bu gençlerin dört gününü anlatır Beyaz Geceler. Peki neden bu esere Beyaz Geceler adını vermiş gelin hep birlikte bunu da öğrenelim.

Beyaz Geceler, St. Petersburg’ta mayısın son haftası başlayıp temmuzun 15’ine kadar devam eden, geceleri havanın bir türlü kararamaması olayına verilen isimdir. Yani, güneşin doğup batma konusunda karar veremediği havalar desek daha doğru olur sanki. Düşünün onların yaşadığı öyle bir aşk ki geceleri gündüzlerine karışıyor. Aslında beyazın masumluğunu, saflığını düşünürsek de bu hikaye için ne kadar anlamlı olduğunu fark etmiş oluruz. Bu sadece büyülü bir aşk hikayesi değil; kitabı okudukça çok daha iyi anlayacaksınız ki bu bir fedakarlık hikayesi. Aslında biz onların bu hikayesi sayesinde önce yalnızlığı sonra kendimizi ve aşkı tanıyoruz.

Üzülerek söylemek istiyoruz ki kitabın sonuna geldiğimizde beklediğimiz o mutlu sona ulaşamadık. Boğazımız düğüm düğüm oldu bu noktada. Her ne kadar Dostoyevski bu eserinde karamsar tavırları yıkmış desek de huylu huyundan vazgeçmemiş ve kapanışa yerleştirmiş o karamsarlığı.

Şimdi gelelim kitaptaki diğer hikayelere. Kitabın İş Bankası Kültür Yayınları’ndan basılmış versiyonunda Beyaz Geceler dışında 4 kısa hikayeye daha yer verilmiş. Bizce bu hikayeler daha geri planda kalmış olacak ki kitabın adı Beyaz Geceler olmuş. Fakat Dostoyevski bu hikayelerde de vermek istediği mesajlar ile yapmış yine yapacağını. Mesela “Haysiyetli Hırsız“ hikayesi. Hissettirdiği tüm duygular ve gelgitler ile sanki hikayeyi yaşamış hissi verdi. Bir diğer hikayemiz “Başkasının Karısı”. Güler misin ağlar mısın bu hikayeyi okurken. Vermiş olduğu nükteli mesajlar ile kıskançlık hissiyatını doruklarda yaşıyoruz. Ana konumuz Beyaz Geceler olduğu için diğer hikayeleri kısaca geçtik. Dilerseniz bu hikayelerin ayrı kitaplar halinde olan basımlarını da okuyabilirsiniz. Yepyeni bir Dostoyevski kitabında görüşmek üzere.

Keyifli okumalar 😊

Daha Fazla İçerik İçin:

https://www.armadillokitap.com/

Instagram hesabımıza göz atmak için: https://www.instagram.com/armadillokitap/

Youtube:

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz