Kitap İncelemeleri

Biz

Çok satanlarda görmeye alıştığımız 1984, Cesur Yeni Dünya ve Fahrenheit 451’i duymayan yoktur desek yeridir. Her biri kurduğu karanlık ve baskıcı, özgürlüğün olmadığı bir dünyada nelerin olabileceğini gözlerimizin önüne seriyor. Nitekim bu üçlünün gölgesinde fazlasıyla kalan ve diğerlerine kıyasla çok okunmayan bir kitapla beraberiz bugün. Biz, saydığımız üç kitabın esin kaynağı olmasına rağmen (Biz ve diğer üç kitap birlikte kara dörtleme olarak anılır) henüz ülkemizde onlar kadar popüler olmayı başarmış bir kitap değil. O halde gelin “biz” bu pek ayak basılmamış toprakların neler vaat ettiğini birlikte keşfedelim.

Biz, 1920 yılında yazılmasına karşın yazarın ülkesinde (Rusya) ancak 1988’de yayımlanabilmiştir. Diğer üçlü gibi Biz de getirdiği eleştirilerden dolayı yasaklamadan nasibini almıştır. Kitap, yazarın en bilinen ve tek roman çalışmasıdır. Lakin o kadar etkili bir roman oldu ki saydığımız üç ünlü ve takdire şayan eserin doğuşuna zemin hazırladı.

Çoğu edebiyat çevrelerince bugün bildiğimiz anlamdaki distopya edebiyatının atası sayılan Biz, türünün öncüsü olması nedeniyle kendinden sonrakileri bir hayli etkilemiştir. Eğer saydığımız üçlüyü okuduktan sonra Biz’i okursanız esinlenmenin ne kadar çok olduğuna şaşırabilirsiniz. Her ne kadar edebi açıdan diğer üçlüye kıyasla biraz zayıf kalsa da, konu işleyişinin genel anlamda üstün olduğunu söylemek yanlış olmaz. Distopyalar genellikle gerçekleşmesi zor olan durumlar olsa da Biz’in konuya yaklaşımı bizce en gerçekçi distopyaydı; bununla beraber en vahşi olanı da buydu.

Yevgeni Zamyatin’in kurduğu dünya da baskıcı bir rejimin tasviri üzerine kurulu. Fakat ayrıştığı nokta şu ki Zamyatin, baskıcılığı tepeden inmeci bir yaklaşımla ele almaktansa insanların iç dünyasını değiştirerek baskılayan bir yaklaşımı kullanmış. Peki bu ne demek? Biz’in kurduğu dünyada insanları baskılamanın yolu bireyselliği yok etmiş olmaktan geçiyor. Kitapta da zaten ben yok, biz var. Kitaptaki totaliter lider olan Velinimet, yönetebilmek için bireyselliği tamamen kaldırıp herkesi büyük bir kitlenin parçası haline getirmiş. Bireyselliği karşı açılmış bu savaşın en keskin görüldüğü yönlerden birisi de kitapta hiç kimsenin bir adı olmaması. Çünkü her isim bireyi özelleştiren ve ayrıştıran bir şeydir. İsimler yerine numaraların olması, kişinin diğerlerinden farkı olmadığı ve toplumun bir parçası olduğu fikrini destekleyici bir öge haline geliyor. Bireyselliktense toplumsallığın empoze edilmesinin haklı bir nedeni de var elbette.

Psikolojik açıdan insan, ne kadar büyük bir topluluk içindeyse düşüncesi parçası olduğu topluluğun düşüncesine o kadar kayıyor. Yani çoğunluk aynı düşüncedeyse kişi kendi bireysel düşüncesini bırakıp topluluğun düşüncesini kabul etme eğilimine sahip. Velinimet’in kendisi de bunun farkında olacak ki düzenini sürdürebilmek için herkesi toplumun sıradan bir parçası olduğuna inandırmış. (Bu düşünce bir nevi komünizmin toplumsallık diretmesine dair bir eleştiridir aynı zamanda). Aslında “inandırmış”ı açmak gerekir zira başta bu distopyanın diğerlerine oranla daha vahşi olduğunu söylemiştik.

Biz’in dünyasında ahlak ilkeleri maneviyattan koparılmış ve matematiksel bir materyalizme bağlanmış. Her aktivite o kadar kesin planlanmış ki bu planın dışına çıkmak size gereksiz geliyor. Bu planın mükemmelliği insanlara o kadar iyi aşılanmış ki toplum Velinimet’e onları “düşünme” işinden kurtardığı için şükran duyuyor. Bu totaliter rejim sizin için her şeyi planmış. Herkesin bir numarası var, herkes aynı saatte uyumak ve uyanmak zorundadır. Herkes yemeğe aynı anda başlamak, aynı sayıda çiğneme yapmak ve belirlenen sürede bitirmek zorundadır. Eğer süre kısıtını aşarsanız cezalandırılırsınız. Aile gibi duygusal bağlar yoktur. Herkes eşit olduğundan isteyen devletin istediğiyle birlikte olabilir. Aynı eşitlikten dolayı da üstünlük veya düşüklük yok, bundan kaynaklı kıskaçlık, imrenme, öfke gibi duygulara da yer yok. Mahremiyet hiç yok. O kadar yok ki toplumun birbirinden gizlisi saklısı olmaması için saydam binalarda yaşıyor. Evliliklere sadece neslin devamı için izin veriliyor ve doğan her çocuk doğrudan devlete veriliyor. Bu saydıklarımızın dışında daha alabildiğine korkunç uygulamalar da var.

Biz’in söz etmeye değer bir başka yanına gelecek olursak o da totaliter rejimin yönetimi altındaki insanların yanı sıra bu yönetimin dışında kalmış insanların varlığından da söz ediyor olması. Cam bir kubbe altında yaşayan numaralı insanlar, çevreden tamamen izole lakin kubbenin dışında da “özgür” insanlar var. Tabii kubbe insanlarına göre onlar özgür değil ilkel. Kitabın seyrinin değiştiği nokta da kubbenin dışı yüzünden başlıyor. Ana karakterlerimizden biri devletin kurduğu düzeni tüm dünyaya yaymak için makine yapan bir başmühendis. Sayılarla haşır neşir olan başmühendis bu düzende tahmin edersiniz ki gayet memnun fakat insanın duyguları ne olursa olsun yok edilemez. Duygusal yönleri bastırılmamış bireylerin başmühendisin de tabiri caizse gözünü açması hikayeyi bambaşka bir noktaya çekse de tahmin edeceğiniz gibi bir sonla bitmiyor. İyi ki bitmiyor zira öyle olsaydı bizce kitabın çekiciliği azalırdı.

İçerik konusunda daha fazlasını söylemek istesek de sizlere de bir şey kalsın diye başka bir yöne geçelim diyoruz.

Distopyalar da genel kanı şudur ki yüksek edebi güç pek beklenen bir şey değildir. Cesur Yeni Dünya, 1984 ve Fahrenheit 451’in ortalamasına kıyasla Biz’i anlamak biraz daha zor. Olayları belirli noktalarda kaçırmanız ya da okuduğunuzu anlamak için bir paragrafı birkaç kere okumanız olası. Bunlar da ister istemez okuma zevkini azaltan şeyler. Dolayısıyla fazla bir akıcılık beklemeden okumaya başlamakta fayda var. Nitekim içerik bakımından sizi tatmin edeceği de aşikar.

Biz’i hala okumadıysanız distopya serüveninizde büyük bir eksiklik var demektir. Biz’i okurken görecekleriniz sizi esaretin ne kadar şiddetli olabileceği konusunda adeta dehşete düşürecek. Umarız hiçbir zaman “ben” kaybolmaz ve sadece “ben”ler tehdit altında olduğunda tehlikelere karşı koymak için “biz” oluruz.

Daha Fazla İçerik İçin:

https://www.armadillokitap.com/

Instagram hesabımıza göz atmak için: https://www.instagram.com/armadillokitap/

Youtube:

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz