Kitap İncelemeleri

Bulantı

İyi akşamlar Armadillo ailesi. Uzun bir aranın ardından Fransız felsefeci ve roman yazarı Jean Paul Sartre’ın Bulantı eseriyle sizlerleyiz. 20. yüzyılda dünyanın düşünce alanını en fazla etkilemiş, hakkında pek çok tartışma üretilmiş edebiyatçılardandır Sartre. Aynı zamanda varoluşçuluk felsefesinin de önemli savunucularından biridir.

Küçük bir kasabada tarihsel bir araştırma yapan sıradan bir adam, kendi gerçekleri ile yüzleşmeye ve varoluşu sorgulamaya başlar. Daha sonra dünyanın ve insanların gereksiz oldukları gerçeğinin ayrımına varır. Neredeyse bütün varoluşçu felsefelerde görebileceğimiz ‘yalnızlık’ olgusunu doruğa ulaşmış bir biçimde bizlere sunar Sartre. Onun sayesinde kimi zaman kendinizi huzursuz hissedecek fakat acı çekmeyeceksiniz. Her ne kadar huzursuz olsanız da tasvir edilen sokaklarda gezinecek, varoluşu sorgularken yalnız başınıza insanları izleyeceksiniz.

Nedensizliklerin arasında yaşayan insanların hayatına dokunur Bulantı. Günce tarzında yazılan bir roman olan bu kitap sayesinde değişimlere şahit olacaksınız. Belki de siz değişeceksiniz. Yazılanları okudukça sanki çoktan yaşama veda etmiş bir kişiyi hissedecek ve onun geçmişinde, izleri silinmeyen acılarında yolculuk yapacaksınız. 

Sartre’ın diğer kitaplarını okuduysanız bu kitabın onların yanında karanlık bir kitap olarak kaldığını farkedeceksiniz. Üzülerek söylüyorum ki kitabı okurken bunalım yaşama şansınız biraz yüksek. Tüm bu karamsarlık yazarın anlaşılmak istemesinden belki de…

Franz Kafka’nın söylediği gibi ‘’Abartıyorum çünkü anlaşılmak istiyorum’’. Sarte’ın felsefesini, varoluşa bakışını derinden hissetmeye ve onu anlamaya çalışmaya ne dersiniz?

YouTube:

No Responses

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz