Kitap İncelemeleri

Cesur Yeni Dünya

Aldous Huxley’in magnum opus’u olan Cesur Yeni Dünya’yı okudunuz mu? Eğer hala okumadıysanız bu inceleme sonrası kafanızdaki soru işaretlerine ve içinizdeki meraka yenik düşüp bir kitapçının yolunu tutabilirsiniz. Baştan uyaralım.

Bizi düzenli olarak takip edenler George Orwell biyografisinde Aldous Huxley’in Eton Kolejinde onun hocası olduğunu yazdığımızı hatırlarlar. Bir ek yapalım, Cesur Yeni Dünya o denli etkilidir ki George Orwell yıllar sonra 1984’ü yazarken bu etkiye kayıtsız kalamamıştır. Sahi, kim 26. yüzyılın Londra’sını tahmin etmeye girişebilirdi ki?

Öncelikle birkaç bilgi ile başlayalım, nasıl ki Orwell Huxley’den etkilendiyse, Huxley de bir dahiden etkilenerek eserine isim vermiştir. Bu dahi 16- 17. yüzyıl İngiltere’sinde binlerce farklı kelime kullanarak şiirler yazan Shakespeare’den başkası değildi.

Shakespeare’nin “Fırtına” adlı eserinde geçen “Brave New World” ifadesi Huxley’in ilgisini çekmiş olacak ki kitabına isim olarak koymuş. Ayrıca bilmemiz gereken bir başka şey ise kitabın isminin kökeni. Esasen Shakespeare yaşarken “brave” sözcüğü “güzel” anlamına geliyordu. Yani aslında kitabın ismi “Güzel Yeni Dünya” idi.

Ayrıca ekleyelim, Huxley, Orwell’ın da çok etkilendiği Sovyet yazar Zamyatin’in “Biz” isimli kitabından da etkilenmiştir.

Bizim Cesur Yeni Dünya olarak alıştığımız efsane kitabı “ideal düzen” nedir diye düşünenler kesinlikle okumalı zira yeni düzende üreme teknolojisinden eğitim düzenine; öjenikten uyuşturucu-seks-para üçgenine kadar çok şey değişmiştir. Tüm değerler yok olmuştur. Burada bir çeşit de nihilizm söz konusudur. Sanat, edebiyat, felsefe ve benzeri kavramlar yok olmuştur. Önemsizdir. Zevk tek gerçektir. Önüne gelenle sevişebildiğin ve kullanana haz veren “soma” isimli uyuşturucunun kullanıldığı bir toplum oluşmuştur artık. Ve bu dünyanın tanrısı Ford’dur. (Lord İngilizce bey, efendi, ulu gibi anlamlara geldiğinden kelime oyunu yapmış. Ayrıca Ford ismi seçilirken sanayi devi olan Henry Ford ismi gözetilmiş. Huxley nereden baksak çok zeki adam!)

Tüm ırklar da eşit kabul edilmiştir ve bu da dolayısıyla savaş ve yoksullukların sonu anlamına gelmektedir. Diyebilirsiniz ki bunun neresi distopya? Haklı olabilirsiniz zira bu edebiyat çevrelerince de tartışıldı fakat insanın doğasından uzaklaşması da bir distopya değil midir? Çok fazla detaya girmek istemiyoruz çünkü her türlü ayrıntıyı okurken tatmanın distopyada önemli olduğunu düşünüyoruz.

Huxley, kitaptaki isimleri seçerken de oldukça titiz davranıp harika karışımlar çıkarmış önümüze. İki örnek verelim gerisi size sürpriz olsun. Örneğin kitaptaki Bernard Max karakteri; Bernard ismini Bernard Shaw’dan, Marx ismini de tahmin edebileceğiniz üzere Karl Marx’dan almıştır. Daha güzel bir örnek: Mustafa Mond. As bayrakları as as. Mustafa ismini nereden aldığı aşikar. Aşığız paşamıza aşık. Kitapta ismini görünce çok mutlu oldum açıkçası. İnsan güzel hissediyor. Mond ise Sir Alfred Mond isimli bir politikacı ve iş insanından geliyor.

Biz de sizlere soralım: Sizce insanlık tamamen değişir mi? Hangi boyutlarda olur bu değişim ve ucu nerelere kadar uzar? Tamamen barışçıl ve mutlu bir gelecek tasarlayabilir mi insan? Biz naçizane cevabımızı verelim:

”Yılan derisini değiştirebilir; ama mizacını asla.”

No Responses

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz