Bilgi Köşesi

Doğu’nun Batı’sı: Beyrut

“Kalbimden selam olsun Beyrut’a,

Denizine, evlerine ve yaşlı bir denizcinin yüzüne benzeyen o kayaya da öpücükle,

O halkımın ruhundan bir şarap, halkın alın terinden meydana gelmiş bir ekmek, bir yasemin esintisi.

Peki nasıl oldu da döndü onun tadı, ateş ve duman tadına”

Lübnanlı ünlü sanatçı Feyruz bu muazzam şehre işte böyle seslendi, her şeye tanıklıkla; eskiye ve yeniye. Orta Doğu coğrafyasında her biri göz kamaştıran şehirlerden ayrılan bir yanı var -ya da vardı- Beyrut’un. Beyrut doğunun güzelliğini batının yeniliğiyle harmanlayabilmiş bir şehirdi. Adeta bölgede bir sancaktardı. Tüm farklılıklarına rağmen Beyrut maalesef diğer kardeşlerini boğan karanlığın ellerinden kaçamadı. Gelin tanınmayı hak eden, Akdeniz’in en önemli liman şehrine birlikte bakalım.

Beyrut’un tarihi MÖ 2000 yıllarına kadar dayanıyor. Beyrut adının Akadca “burtu” yani “kuyu, kaynak” kelimesinden geldiği biliniyor. Hatta aynı sözcüğün fonetik olarak benzeri Arapça’da aynı anlamda hala kullanılıyor.

Beyrut önemli bir liman şehri olma özelliğini kelimenin tam anlamıyla doğuşundan beri taşıyor. En baştan liman şehri olarak kurulan Beyrut ekonomik hareketliliğin fazla olduğu noktalardan biri haline geldi. Beyrut kültürel gelişimini Roma İmparatorluğu’nun hâkimiyetine girdikten sonra yaşayan bir şehir. Beyrut’u muhteşem binalar, tiyatrolar ve sağlam kulelerle donatarak yeniden inşa eden Romalılar burayı bir askerî koloni haline getirince şehir, kısa zamanda bölgenin idare, ticaret ve kültür merkezi haline geldi. Bunların yanı sıra kurulan hukuk okuluyla da eğitim alanında ün kazandı ve yükselen bir değer haline geldi.

Roma İmparatorluğu’nun ardından Bizans İmparatorluğu’nun idaresine geçince sayısı artan hukuk okullarının sayesinde şöhret kazanmaya devam etti. Beyrut’taki hukuk mekteplerinde Hristiyan dünyasının dört bir yanından gelen öğrencilerin öğrenim görmeleri sebebiyle şehrin kültür ve eğitim alanında önemli bir merkez olma niteliği uzun süre devam etti.

Bu süreçte Beyrut’un liman şehri olma özelliği kültürel gelişimin kısmen gölgesinde kalmış olsa da Hz.Ömer’in yönetimi altında bu yöne tekrar ağırlık verildi. Özellikle inşa edilen tersaneler Beyrut’un deniz kontrolünde bir kilit taşı olmasını sağladı ve şehir bölgenin dışarı açılan iskelesi haline geldi. Beyrut’un gelişimi yüzyıllar boyunca devam etti. Fakat bu gelişimi üstünkörü anlatmak olmaz zira gezgin Evliya Çelebi’nin şehrin parlak geçmişiyle ilgili aktardıkları gerçekten göz kamaştırıcı.

Evliya Çelebi’nin varlıklarını bildirdiği on yedi medrese, erkek öğrenci okulları, hamamlar, çeşmeler, 300 dükkân, kırk kahvehane ve ticaret hanları Beyrut’un bu asırda sosyal bakımdan gelişmiş bir şehir olduğunu gösteriyor. Özellikle günümüz modern şehirlerinin bir kısmında hala bu kadar geniş sosyal alanların olmadığını da düşünecek olursak Beyrut’un çağının gerçekten ötesinde bir şehir olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Yazının başında da bahsettiğimiz farklılıklara değinecek olursak Beyrut coğrafyasındaki diğer büyük şehirlerin yanı sıra günümüze en yakın süreye kadar gelişimini koruyabilmiştir.

Arap dünyasında ilk gazetelerin Beyrut’ta basılması bu gelişime verilebilecek güzel örneklerden olmasıyla birlikte Beyrut, XX. yüzyılın başlarında yirmi beşe yakın günlük ve haftalık gazete ile dergiye ev sahipliği yapmasıyla öncülüğünü taçlandırıyor. Daha sonraları Beyrut, Arap coğrafyası için adeta bir matbaa haline geldi. Öyle ki günümüzde dahi pek çok Arapça basımın Beyrut’tan çıktığını görmek mümkün. Sosyal yapı itibariyle Ortadoğu’nun en karmaşık ve kozmopolit şehri olan Beyrut’ta çeşitli dinî ve millî zümreler yaşıyor. Bundan kaynaklı olarak şehirde farklı inançların yapılarını iç içe görebilmek mümkün.

Bu çeşitlilik her ne kadar insanlık mirası için bir medeniyet timsali olsa da ne yazık ki Beyrut için yıkıma giden bir yol oldu. Yıkıma giden yolun Osmanlı İmparatorluğu’nun çözünmeleriyle aynı zamanda başladığına dikkat çekmemiz gerekir. Beyrut, daha yolun başından denizden bombalanarak parçalanan bir şehir oldu. 

XIX. yüzyılın ortalarında Beyrut’un da içinde bulunduğu Lübnan bölgesi, Fransa ve İngiltere arasındaki nüfuz mücadelesinden dolayı milletlerarası bir olay haline geldi. Beyrut’ta yaşayan farklı milliyet ve dinlere mensup gruplar, bölgede üstünlük kurmaya çalışan Batılı sömürgeci devletler tarafından istismar edilince milletlerin farklılığı güzel olmaktan çıktı. Batılı devletlerin yönetimi kendi amaçları doğrultusunda tasarlamaya kalkışması üzerine (şehri merkezi yönetimden koparmak suretiyle) yönetimde de farklı milletlerden temsilcilerin olması karmaşayı körükleyen nedenlerden biri oldu.

Beyrut’un XIX. yüzyılda oynadığı en önemli rol, Osmanlı yönetimine karşı gelişen Arap milliyetçilik akımının merkezlerinden biri olmasıydı. Tabii ki bunun da bir nedeni vardı. Bölgede açılmaya başlanan Amerikan, Fransız ve İngiliz, Cizvit misyoner okulları Şam ve Halep’in yanında Beyrut’ta da açılmıştır. Özellikle Beyrut’ta misyonerler tarafından açılan okullarda Arapça yerine Fransızca ve İngilizce eğitim yapılmasının, öğrencilerin zihnine Batı fikriyatının yerleşmesine neden olarak parçalanmayı hızlandırdığını söylemek mümkün.

XIX. yüzyılda Osmanlı ülkesinde Batı nüfuzunun en yoğun şekilde görüldüğü şehir olan Beyrut, aynı zamanda siyasî örgütlenme bakımından da dikkat çekici oldu. Batı ülkelerinin siyasî, dinî ve ekonomik amaçlarla takip etmeye başladıkları sömürgeci ve yayılmacı politikaların başlıca aracı ilmî ve dinî oluşumlardı. Batı kalıplarına göre kurulmuş çeşitli edebiyat, sanat ve siyaset cemiyetlerinin faaliyetleriyle başlayan tehlike İncil Cemiyeti, Genç Hıristiyanlar Cemiyeti, Farmason Cemiyeti gibi kuruluşlarla büyüdü. I. Dünya Savaşı’nın sonunda Fransız manda yönetimine verilen bölgede yer alan Beyrut, kurulan Lübnan Cumhuriyeti’nin başkenti oldu.

Beyrut II. Dünya Savaşı’na kadar oldukça sancılı zamanlar geçirmesine rağmen gelişimine savaştan sonra tekrar başladı. Özellikle İngiltere ve Fransa ile olan ticaret hacminin büyüklüğü bu durumda büyük pay sahibi. Şehrin demiryoluyla ve karayollarıyla bölgenin diğer önemli şehirleriyle bağlantılı olması, Lübnan Cumhuriyeti’nin tek milletlerarası havaalanının ve geniş kapasiteli limanının burada bulunması, ayrıca buradaki serbest ticaret bölgesinde depolama ve imalât faaliyetlerinin yapılabilmesi, Lübnan’daki ekonomik faaliyetlerin % 80’inin yine burada gerçekleştirilmesi ve ülkedeki üniversitelerin buraya toplanmış olması Beyrut’un önemini artırıyor.

Ülke nüfusunun neredeyse yarısının yaşadığı Beyrut’ta gelişmiş bir sanayi yoksa da milletlerarası ticaret, bankacılık ve finans şirketlerinin gösterdikleri yoğun faaliyet, şehrin ekonomisine olduğu kadar ülke ekonomisine de büyük katkı sağlıyor. Beyrut’un bu özelliği, Güney Lübnan’ı işgal etmesinden sonra sarsılmış ve büyük bir gerileme gösterdi. II. Dünya Savaşı’ndan sonra Beyrut’un, bölgenin finans, yayımcılık ve hizmet sektörünün merkezi olması üzerine modern binalar inşa edildi. Büyük oteller, bankalar ve milletlerarası şirket merkezleri şehre modern bir görünüm kazandırdı.

Son yıllarda Beyrut, çeşitli dinî ve millî gruplar arasında uzun süreden beri devam eden şiddetli kanlı çatışmalar, devlet yöneticilerine karşı girişilen suikastlar, İsrail’in burayı ve Güney Lübnan’ı işgali, Batı ülkelerine mensup askerî güçlerin gelmeleri, grev ve boykotlar gibi sebeplerle Ortadoğu’nun en istikrarsız ve problemli şehri halini aldı. Sürekli iç ve dış güçlerin çatışmalarının altında inleyen şehir çevresindeki ülkelerin de düştüğü dramatik durumdan da nasibini aldı.

Kıyımların, sefaletin, gözyaşının, dini-siyasi çatışmaların anası haline gelen Beyrut’un beli 2020 Ağustosu’nda şehri yerinden oynatan liman patlamasıyla tamamen büküldü. Beyrut asırlardır elini güçlendirdiği limanının enkazına gömüldü. Bu hazin hikayeyi daha detaylı anlatmak istesek de söylemek istediklerimiz ne yazık ki kelimelere dökülemeyecek kadar karmaşık ve fazla. Lakin yazımızı başlatan sanatçı Feyruz, duygularımıza bir nebze de olsa şu sözlerle tercüman oluyor:,

“Şehrim söndürdü ışığını, kapattı kapısını.

Akşam vakti bir başına kaldı.

Geceleyin, yalnız başına…”

Daha Fazla İçerik İçin:

https://www.armadillokitap.com/

Instagram hesabımıza göz atmak için: https://www.instagram.com/armadillokitap/

Youtube:

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz