Film Yorumları

The Man From Earth

İsim: The Man From Earth (Dünyalı)

Yönetmen: Richard Schenkman

Oyuncular: David Lee Smith, Tony Todd, John Billingsley

Tür: Dram, Bilim-Kurgu

Süre: 1 saat 30 dakika

IMDB: 7.9

Tek sahnede çekilen bir film az şeyle ancak bu kadar çok şey anlatabilirdi. The Man From Earth, tamamen düz bir çizgide başlayıp aynı doğrultuda son buluyor. Ancak baştan sona dahil olduğumuz bu yolculuk kesinlikle katlandığımız tekdüzeliğe değiyor. Pek alışık olmadığımız bir şekilde hep aynı sahnede ve aynı karakterlerle ilerleyen film, seyir zevki bakımından da hep aynı çizgide ilerliyor. Fakat bu sözlerimizden filmin çok monoton ya da sıkıcı olduğu sonucunu çıkarmayın nitekim filmin yapısı itibarıyla da her izleyiciye hitap edebileceğini de pek düşünmüyoruz.

Bilimkurgu türünde olan film, bilimkurguların genel yapısıyla da çok uyuşmuyor. Film tüm olayı bir sohbet havasında anlattığından film izleyen her kişinin gözünde canlandırabildiği kadar güzel. Lakin işlediği konudan dolayı bir şansı kesinlikle hak ediyor. Başlangıçta ne izleyeceğinizi açık etmeyen film, beklenmedik bir anda sizi ana olayın ortasına bırakıveriyor. Bunu fark ettiğinizde çoktan 14000 yaşındaki bir mağara adamının hikayesine girmiş oluyorsunuz.

Bir veda gecesinde gizemini arkadaşlarına açıklayan John Oldman, karakterin ismi de manidar, hepimizin de beklediği şekilde arkadaşları tarafından ciddiye alınmıyor hatta deli yaftası vuruluyor. Ama merak da öyle bir duygu ki sizi öylece peşinden sürüklüyor. John’un arkadaşları hikayeye başlarda inanmaz olmalarına rağmen yine de mantıklarını bir süreliğine devre dışı bırakıp John’un yarattığı gerçekliğin sınırlarında akılcı çıkarımlarda bulunmaya çalışıyorlar. Fakat John da hikayesini ilerledikçe o kadar detaylandırmaya başlıyor ki inşaların katı kabullerini zorlamaya başlıyor. Bu zorlamalar başladığında arkadaşlarının tavırları en baştaki küçümsemeden uzak ve sert hale gelmiş oluyor.

John’un 14000 yıllık tanıklığı sizde de kesinlikle bir farklılık uyandıracaktır zira tarihin akışına alternatif bir bakış bu. Bildiğimiz gerçeklere biraz kenardan bakınca izleyici olarak sizde kendi içinizde bir yargıcın karşısında hesap vermeye başlayarak zihninizde beliren soru işaretlerini kovuşturmaya çalışıyorsunuz.

John’un bu uzun yaşamda bize alternatif bakışlar sunabilmesinin altında bizzat önemli tarihi kişiliklerin yerinde olması yatıyor. Bu kişiler arasında dini kişiler dahi bulunuyor. Bunun yanı sıra pek çok ünlü simayla da tanışıklığı olması o kişilerle ilgili de görülmeyen detayları önümüze seriyor. Bu tarz konularda fazlaca alternatif açıklama getiren John’un en can alıcı çıkarımlarının inanç konusunda olduğunu belirtmek gerekir, bunun üzerinde de biraz duralım sözü açılmışken.

John gördüğü yılların bilgeliğiyle insanların, inançların getirdiklerini yanlış yorumladıklarını ve inanmanın mahiyetini pek de anlamadıklarına dikkat çekiyor. Bunun üzerine Hristiyanlık inancına yönelik beklenmedik laflar da ediyor; sözleri İncil’in bazı yerlerinin değiştirilmiş olduğunu ve kilisenin İsa peygamberin öğretileriyle uyuşmadığını söyleyecek kadar ileri gidiyor.

İnanç konusunun yanı sıra, evrimsel sürece, insanlık tarihine de değiniyor ve bu değinmeler sırasında bildiğimiz tarihsel bilgilere öyle açıklamalar getiriyor ki bir anlığına da olsa bildiklerinizin tamamının yanlış olup olmayacağını düşünürken bulabilirsiniz kendinizi. John, her fırsatta körü körüne inanmanın, dogmatizm de diyebiliriz, sefil yönlerini biz izleyicilerin yüzüne vuruyor. Bu güzel kurgunun içinde kendimizi biz de kaybetsek de hikayenin sonunda, sindirme sürecine girince John’un hikayesinin barındırdığı birtakım tutarsızlıklar nedeniyle bir kısmının dahi gerçek olabileceği düşüncesini silip attığını söyleyelim. Bizce bu tutarsızlıklar olmasaydı zihnimiz “acaba?” kıskacında daha uzun süre sıkışıp kalırdı. Bu yönüyle anlatılan alternatif bakış açısının bir kurgudan öte olmadığı açığa çıkınca seyir zevkimiz biraz düşmedi değil, fakat yine de elde ettiğimiz doyum bize yetti doğrusu.

Filmin sonlarına doğru birazcık düşen seyir zevkimiz filmin bize yaptığı bir ters köşe ile yeniden yükseliyor. Hikayenin gerçek olamayacağını fark ettiğimizde John da arkadaşlarına tüm hikayenin uydurma olduğunu açıklıyor fakat bir başka sahnede karakterlerden birine bunu bilerek yaptığını söyleyince hikayenin gerçekliği konusunda bizi de sürüncemede bırakıyor. İşte o an yeniden filme bağlanıyorsunuz. Bunun dışında başka ters köşeler de bulunuyor tabii, onlara kanmayı da size bırakıyoruz.

The Man From Earth, eleştirel bakış açısına sahip olanların ya da farklı bir bilim-kurgu arayanların kesinlikle izlemesi gereken bir film. Ama standart bir izleyici ağzıyla konuşacak olursa bu deli saçması hikayeyi dinlemekten zevk alır mısınız onu bilemeyiz. Yine de tavsiyemiz zihninizin sakinlik aradığı bir zamanda bu filme bir şans vermeniz, kim bilir belki John vasıtasıyla sahip olduğunuz bilgilere bakışınız değişir ve daha açık fikirli birine dönüşürsünüz.

Tüm içeriklerimiz için: https://www.armadillokitap.com/

Instagram hesabımıza göz atmak için: https://www.instagram.com/armadillokitap/

Youtube:

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz