Film Yorumları

Get Out

İsim: Get Out

Yönetmen: Jordan Peele

Başrol: Daniel Kaluuya, Allison Williams, Bradley Whitford, Catherine Keener…

İmdb: 7.7

Süre: 1 saat 44 dakika

Tür: Gizem- Gerilim, Korku

İlk kez yönetmen koltuğuna Get Out’la oturmayı tercih eden Jordan Peele, ilk deneyimi olmasına rağmen 4 milyon dolarlık harcama yaptığı korku ve gizem- gerilim türündeki filmine geri dönüt olarak sadece Amerika’da 168 milyon dolar hasılat yaparak sektöre kendinden emin adımlarla giriş yapmıştır. Aslen bir komedyen olan Peele, bizleri şaşırtmayı tercih ederek ele aldığı konuyu, asıl işi olan mizahla harmanlayıp öyle sunuyor önümüze. Korku türünün durağanlaştığı bir dönemde yaptığı bu atak sayesinde takdiri de hak ediyor doğrusu.

Onu, diğer korku ve gizem- gerilim türündeki yapımcılardan ayıran en önemli noktası da ele aldığı konu şüphesiz. Korkunun yarattığı heyecanı, mizahın keskin diline yaslayıp ırkçılığa gönderme yapıyor, Peele. Aldığı iyi yorumlara göre başarılı, kötü yorumlara göre de başarısız oluyor, lakin vermek istediği mesajı da bir şekilde ulaştırıyor bizlere.
Korku, gizem- gerilim ve mizahinin güçlü tasvirlerini bir araya getiren yönetmen namlunun ucunu ırkçılığa çeviriyor ve günümüz insanını buradan vuruyor. Yüzyıllardır bitmek tükenmek bilmeyen bu soruna yönetmen ne açıdan bakmış peki?

Başrol karakterimiz, siyahi bir genç olan Chris, beyaz sevgilisi olan Rose’nin ailesiyle tanışmak için birlikte hafta sonu tatile çıkarlar. Rose’nin ailesi Chris’e karşı samimi ve sıcak davranır, öyle ki bu ilgi alaka, siyahi genci tedirgin de eder ama duygularından taviz vermez ta ki evde çalışan iki hizmetlinin de siyahi oluşunu görene kadar. Ev sahiplerine koşulsuz bir sadakatle bağlı olan bu iki hizmetlinin davranışları Chris’in dikkatini çeker ve bir şeylerin ters gittiği fikrine varır. Aynı tedirgin duyguları bir de evde verilen bir partide, beyazların garip davranışlarını gördükten sonra da hisseder ve şüphe etmekte yanılmadığı kanaatine varır. Durumun garip oluşunu geç fark eden Chris, artık evden kaçıp gitmek istese de bu pek mümkün olmayacaktır. Kapana sıkışıp kalmıştır…

Ve aslında zaten Chris oraya bir amaç doğrultusunda getirilmiştir.
Psikolojiye dair küçük ama etkisi büyük sahnelere de yer veren Get Out, aynı anda birden fazla türün yarattığı farklı heyecanları tattırıyor bizlere.
Chris ne amaçla getirildi o eve, peki?

O size sürpriz olsun. Fakat filme bir eksi verecek olursak, o da bu “sürpriz” kısmının çok kısa tutulmuş olmasıydı. Keşke orada yaşanılanları daha detaylıca görebilseydik. O zaman cidden film birkaç çıta daha atlarmış. Devam edelim.

Detaylıca hazırlanmış bir planın yanında kurbanı ikna etmek için kullanılan yöntem de sıra dışı. Zaten kurban ağa düşürüldükten sonra öylesine büyük bir sürükleycilik seline kapılıyorsunuz ki film bitmeden başından kalkma şansınız olmuyor. Acaba ne olacak diye beklerken her şeyin açıklandığını gördüğümüz bölüm. Sahiden filmi izlerken nasıl bitecek diye içiniz içinizi yiyor. Açıkçası ben izlerken aklıma The Others filmi geldi. İster istemez bir karşılaştırma da yaptım ama çok adil değildi tabii ki bu karşılaşma. İki film arasında 16 yıl olması ve bu 16 yılda sektörde ve teknolojide devasa gelişmeler yaşanması kıyası biraz zorlaştırıyor. En azından biz gerilimi seviyorsanız her ikisini de hiç düşünmeden izlemenizi gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz.

Sağlam bir konuya rağmen beklentileri yüksek tutmamak bu film için ideal bir derecelendirme oluyor. Bu film hakkında bilmediklerimiz neler peki?

Yönetmen Jordan Peele, Get Out’un giriş sahnesini, 1978 yapımı film olan Halloween’in giriş sahnesinden esinlenmiştir. Peele o girişi, aynı zamanda beyaz mahallesinin yıkımı olarak tanımlamıştır.

1995 yılında vizyona giren, yönetmenliğini Matheieu Kassovitz’in üstlendiği La Haine filmine ait olan bir poster, Get Out’ta da benzer şekilde kullanılmıştır. Başrol oyuncunun sadece gözlerinin bulunduğu bir posterdir bu. Her iki film de hem ırkçılık üzerine durulmuş hem de gözler ön planda tutulmuştur, sanki ırkçılık sorunu yüzünden toplumda geri plana atılan her bireyin çektiği sıkıntıyı o gözlerde görmemizi istemiş her iki başarılı yönetmen.

Filmde ilham alınan diğer bir kaynak ise Kuzuların Sessizliği filmidir. Chris’in, Rose’nin annesi tarafında hipnoz edildiği sahne, Clarice Starling ve Dr. Hannibal Lecter arasında geçen yakın çekim yüz ifadelerinin kameranın odak noktasına alındığı sahneyle aynı gerginliği taşıyor.

Filmin başında, film sonuna gönderilen ufak tefek mesajlarda vardı. Filmin ilk sahnelerinde çalan şarkı gibi mesela. Childish Gambino’nun, Redbone adlı şarkısı rastgele seçilmiş değildi, “gözlerini kapatma” ve “uyanık ol’’ gibi mesajların içinde olduğu şarkı, yönetmen tarafından arka plana kusursuzca işlenmiştir.

Yönetmen Peele, senaryo yazımına Barack Obama’nın başkan seçildiği yıllarda başlamıştır. Obama’nın başkan seçilmesi, Peele’yi, artık ırkçılıkla ilgili sorunların bittiği fikrine ulaştırmıştır. Böyle bir dönemde filmine daha çok ilgi duyulacağını da tahmin eden Peele çıkan Black Lives Matter ayaklanmasından sonra artık filme başlama kararı almıştır.

Chris rolü için seçmelere katılan Daniel Kaluuya, üstün başarısından dolayı başrolü hemen kapmıştır. Yönetmen Peele, Kaluuya’dan önemli bir sahne için ağlayıp beş çekim yapmasını istemiştir. Oyuncu bu işi o kadar iyi becermiş ki her defasında istenen zamanda gözünden tek bir damla yaş akıtabilmiştir.

Hipnoz sahnelerinden birinde Chris’i bir çukurda görür gibi oluruz. Aşağıdan, yukarıya bakarken çaresizdir. Filmde bu çukura “Sunken Place” adı verilmiştir. Siyahi insanların, beyaz insanların himayesine geçtikten sonra içine düştüğü durumu nitelendirmek istemiş film ekibi. Bir nevi içine hapsoldukları kapanı somutlaştırmışlardır aslında. Jordan Peele ise bu kapan için şöyle bir açıklamadan bulunmuştur: “Ne kadar bağırırsak bağıralım sistem bizi susturuyor”

Get Out filmi En İyi Film dalında, Jordan Peele En İyi Yönetmen ve En İyi Özgün Senaryo dalında ve Daniel Kaluuya ise En İyi Oyuncu dalında Oscar’a aday gösterildiler fakat Film, En İyi Özgün Senaryo dalında Oscar kazanabildi.

Çekimleri 23 gün süren film de yönetmen filmiyle duygusal bir bağ kuramadan da edememiş. Hem senaryo yazımında hem çekimin de Chris’in hipnoz edildiği sahnelerde ağlayan Peele’nin yönetmenlik kariyerine iyi bir başlangıç yaptığı su götürmez bir gerçek. Aynı zamanda yüz milyon dolardan fazla kazanan ilk Afro-Amerikan yazar, yapımcı ve yönetmen ününe de layık olmuştur.

Beklentileri karşılamakta her ne kadar başarısız da olsa verdiği evrensel mesajdan dolayı bugün Get Out bizlere çok şey katan film listelerinin başlarında yer alıyor.

Barack Obama’nın başkan seçilmesiyle insanlığa dair ümitleri yeşeren sadece yönetmen Peele olmamıştır. Zira bu tüm insanlık için önemli bir adımdı. Ama gel gelelim hayal ettiklerimizle karşılaştıklarımız aynı doğru üzerinde ilerlemiyor.

Ve hala böyle bir gelişmişliğin içinde bu tarz geri fikirlere maruz kalıyoruz ve çok basitmiş gibi sonu çoğu zaman ölümle bitiyor. Get Out düne, bugüne, kendimizi değiştirmezsek yarınlara hitap etmeye maalesef ki devam etmek zorunda kalacak.

https://www.armadillokitap.com/

Instagram hesabımıza göz atmak için: https://www.instagram.com/armadillokitap/ ,

Youtube:

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz