Kitap İncelemeleri

İnce Memed 2

“Zulme karşı koymamak zalime ortak olmaktır.”

İnsanın insana olan zulmü varoluştan beri devam eden bir durumdur ne yazık ki. Asırlar geçmiş bile olsa insan var olmaya devam ettikçe biteceğe çok da benzemiyor. Çünkü menfaatler, bencillikler insan olmanın dışındaki şeyleri daha çok ön planda tutuyor.  

Neyden söz ediyorsun dediğinizi duyar gibiyim: Otuz iki yıllık bir zaman diliminde yazılan İnce Memed’in öyküsünden… Aslında onun için sadece İnce Memed’in öyküsü demek yanlış olacaktır. Çünkü o insanlığın öyküsü, insan olabilmenin değil insan kalabilmenin öyküsüdür. Daha önce sizler için İnce Memed 1 eserinin incelemesini yazmıştık. Çok ara vermeden serinin ikinci kitabı olan İnce Memed 2 ’yi de sizlerle buluşturmak istedik. Çukurova’nın çakırdikenli tarlalarında gezinirken ayağımıza batan her dikende insanın insana olan zulmünü hatırlatan bir eser İnce Memed.

İlk incelememizde yazdığımız için sizi sıkmamak adına burada eserin gelişimi ile ilgili çok bilgi vermeyeceğiz. Sadece bize neler hissettirdiğinden söz etsek bile Yaşar Kemal’in ustalığını anlamış oluruz. Yaşar Kemal’in tabiriyle “içinde başkaldırma kurduyla doğmuş” bir insan İnce Memed. İlk eserde yarım bıraktığı işleri tamamlamaya, adeta bizleri yeniden kendine hayran bırakmaya gelmiş bu eserde.

Menfaatleri uğruna insanların malına, mülküne, tüm yaşantısına el koymaya çalışan insanların karşısında durmaya “mecbur bir adam” İnce Memed. Dağları, tepeleri, dikenleri aşmaya çalışırken aklında o namertleri yenme mücadelesi var. Çektiği onca çilenin , yaşadığı onca acının ardından sürü gibi çoğalan Hamza ile mücadele etmeye geliyor bu sefer. Kitabı okurken İnce Memed ile birlikte dolaşıyor ve ilk kitapta yaşadığımız şeyleri aklımıza getiriyoruz. Bu sırada bir esere kendimizi nasıl bu kadar ait hissedebiliriz, düşünmeden edemiyoruz. Olay örgüsüne bir nebze hâkim olmak ilk kitaba nazaran heyecanı biraz almış gibi görünse de işin içine giren yeni karakterler ve durumlar sayesinde o canlılığı bir ucundan mutlaka yakalıyoruz.

İnce Memed öyle yiğit bir insan olarak çıkıyor ki karşımıza düşmanlarının elinden kurtuluşuna, halkını korumaya olan azmi bizi kendine hayran bırakıyor. Ne yaparsa yapsın insanlık için hiç bitmeyecek bir zulmün peşinde oradan oraya sürükleniyor. Aç kalıyor, susuz kalıyor ama yine de pes etmiyor. Biri giderse diğerinin geleceğini biliyor olmasına rağmen…

İnce Memed ile kah gülüp kah ağladığımız o yollarda çakırdikenin nasıl bir şey olduğunu bilmeden, görmeden bile ayaklarımıza batışını, açtığı yaraları hissedebiliyoruz. Çünkü İnce Memed’in hikayesi bizim hikayemiz, insanlığın hikayesi. Devletin gücünü arkasına alıp her türlü haksızlığı, zalimliği yapabilen ve bunu kendine hak gören menfaatçilerin hikayesi. Cumhuriyet rejimine hasret kalanların hikayesi. Yani kısacası bizi bize anlatan bir hikayenin yolcusudur İnce Memed. O yüzden bizler bu kitabı okurken aidiyet hissini iliklerimize kadar hissettik. Dünya döndüğü müddetçe de böyle hissetmeye devam edeceğiz gibi duruyor.

O zaman gelin yazımızı Yaşar Kemal’in bir sözü ile sonlandıralım:

” İnsan olmak başka iş, insanlık başka iş.”

Daha Fazla İçerik İçin:

https://www.armadillokitap.com/

Instagram hesabımıza göz atmak için: https://www.instagram.com/armadillokitap/

Youtube:

No Responses

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz