Belgeseller

Kayıp Korsan Krallığı

Popüler bir soruyla başlayalım incelememize: Korsanların neden tek gözü kapalıdır?

Hava atmak için veya tarz yaratmak için tek gözlerini kapattıklarını sanıyorsanız yanılıyorsunuz zira bu insanların bir gözlerine bant takması tamamen bilimsel bir nedene dayanıyor. Şöyle ki sürekli olarak güverteden kamaraya, kamaradan güverteye geçiş yapan bir korsanın gözlerinin ışığa alışması zaman alıyor. Çok aydınlık bir ortamdan kapkara bir mekana geçiş yaparken bunu sizler de yaşamışsınızdır. Korsanlar da bu duruma alışabilmek ve gözlerini değişime karşı uyumlu hale getirebilmek için tek gözlerini kapatıyorlar.

Denizlere hükmeden korsanlara dair başka ne biliyoruz? Acımasız, zalim, katil veya hırsız dışında sıfat kullanıyor muyuz onlar için? Mesela bir korsan için hiç adil, özgürlükçü veya eşitlikçi dendiğini duydunuz mu? Bu belgesel sizlere korsanlara dair bildiğiniz ne varsa unutturacak ve yepyeni bir sayfa açmanıza neden olacak. Hadi anlatmaya başlayalım o zaman. Gözlerinizi kapatın ve kendinizi okyanusun ortasında bir gemide hayal edin. Yelkenleri açmış usulca ilerliyorsunuz…

Bu belgesel dizimiz bizlere 18. yüzyılda Amerika kıtasında yaşanan korsanlık faaliyetlerini anlatıyor. İngiltere ve İspanya’nın denizlerde rekabet ettiği bu devirde bir korsan cumhuriyeti kuruluyor. Evet yanlış duymadınız, korsanlık ve cumhuriyet. Ünlü korsanların yaşamları ele alınırken, dönemin şartları ve arka planı mükemmel bir görsellikle izleyiciye aktarılıyor. Özellikle tarihe bir tutam dahi merakınız varsa bu yapım sizi bambaşka dünyalara götürebilecek bir potansiyele sahip. Tarih okumayı çok seven birisi olarak bayılarak izlediğimi ve çok kısa süre içerisinde bitirdiğimi söyleyebilirim.

Yapımcılar korsanların ırkçı olmadıklarını baya vurgulamışlar. Siyahi insanların kendileriyle eşit olduğunu söyledikleri birçok sahne var. Sahiden bu denli çağdaş bir bakış açısına sahipler miydi bilmiyorum fakat emperyal devletler 30 kişilik gemilere 130 tane Afrikalı doldurup ülkesine getirmeye çalıştıkları için ve bu Afrikalıların yarısının yolda öldüğünü bildiğim için korsanların her türlü devletlerden iyi olduğunu söyleyebilirim.

Şimdi sizi belgesele ısındırma için meşhur simalardan biraz bahsedelim. Bazıları popüler kültüre de çok fazla mal oldukları için isimlerine kulak aşinalığınızın olduğunu düşünüyorum. O halde en ünlüleri ile başlayalım: Edward Thatch nam-ı diğer Kara Sakal!

Benjamin Hornigold’un tayfasına katılarak onun sağ kolu olan Kara Sakal kısa zamanda sivri zekâsı ile ön plana çıkan bir kişilik. Kalın siyah bıyığı ve korkutucu bir görüntüsü olduğu söylenmektedir kaynaklarda fakat dizide pek de korkutucu bir tip yaratamadıklarını söylemeliyim. Genel olarak korsanlar bir “haydut” imajı dışında eli yüzü düzgün insanlar olarak gösterilmeye çalışılmış. Evet, korsanlar onlara ithaf edilen olumsuz tüm özelliklere sahip değiller fakat bu belgeselin öne sürdüğü kadar da sütten çıkma ak kaşık hiç değiller. Biraz daha çılgın tipler yaratılabilirdi diye düşünüyorum. Vikings dizisini izleyenler yaratılan tipleri hatırlayacaklardır. Onların yanında bu belgeselin karakterleri adeta “süt çocuğu” gibi kalmışlar. Kara Sakal’a tekrar dönecek olursak onun frengi ile verdiği mücadelede içiniz cız edecek. Korsanların sık sık frengiye yakalandığını ve bu sebeple öldüklerini göreceksiniz. Talihsiz bir son olsa gerek…

Bu arada Benjamin Hornigold’un kendisi de dizide yer alıyor. Nassau’da kurulan Korsan Cumhuriyeti’nin kurucusu kendisi. Ağırbaşlı ve sakin bir adam olarak gözüküyor dizide. Bir İngiliz olduğu için elinden geldiği kadar İngiliz gemilerine saldırmamaya dikkat ediyor kariyeri boyunca fakat işler beklenildiği gibi gitmiyor. Çünkü korsanlığın kendine özgü kuralları var. Dizinin gidişatını bozmamak için buraya değinmiyoruz fakat Hornigold’u haklı mı haksız mı bulacağınızı oldukça merak ediyoruz. Siz bir korsanız olsaydınız sizi kullanıp bir kenara atan devletinizin mallarını gasp eder miydiniz? Hornigold’un içsel mücadelesi de bu soru etrafında sürüp gidiyor…

Bir de tarihin en zengin korsanlarından birisi olarak bilinen Sam Belamy ya da bilinen ismiyle Kara Sam var. Aslında denizlere açılmak gibi bir düşüncesi yoktur. Tek isteği âşık olduğu kadınla beraber mutlu bir yaşam sürmektir fakat kızın babası beş parasız olduğu için Sam’e kızı vermemektedir. Sam de zengin olup geri dönmeye ant içerek okyanusa açılmıştır. Zengin olmayı da başarmıştır ama bu çiftin sonu o kadar hazindir ki insanın içi burkuluyor. Gerçek aşklar böyle son bulmamalı Armadillo, gerçek aşklar yaşanmalı…

Korsanlar hep erkek mi sandınız? Anne Bonny’i de tanıyacaksınız bu belgeselde ve böylelikle tarihte boy göstermiş en ünlü kadın korsanı görmüş olacaksınız. Daha kimler kimler… Charles Vane, Henry Jennigs, Charles Vane gibi birçok meşhur sima hakkında hatırı sayılır derecede bilgi edineceksiniz. Bizce 6 bölüm için vaat edilen şeyler oldukça fazla.

O zaman dizide geçen oldukça vurucu bir replik ile incelememizi noktalayalım:

“Zenginler fakirleri kanun kisvesi altında soyuyor, bizse zenginleri cesaretimizle yağmalıyoruz.”

Daha Fazla İçerik İçin:

https://www.armadillokitap.com/

Instagram hesabımıza göz atmak için: https://www.instagram.com/armadillokitap/

Youtube:



Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz