Biyografiler

Kazıklı Voyvoda

Osmanlı İmparatorluğu’nda Kazıklı Voyvoda; tarih kitaplarında III. Vlad; Macarca’da ejder anlamına gelen ve daha sonrasında filmlere konu olan ismiyle Drakul; kendi halkının ise cellat anlamında kullandıkları Tepeş adıyla anılan bu insan kimdir?

Uzun bir giriş oldu değil mi? Farklı mecralarda farklı isimlerle anılan Kazıklı Voyvoda’nın yaşamı da inanın çok “farklı”. Tam olarak anlaşılması için tarihi bilgiler de vereceğiz. Fakat nihayetinde onun neden drakula olarak anıldığına bağlayacağız. Bu sebeple biraz uzun bir yazı olacak fakat merak etmeyin, güzel olacak. Haydi hikayeye en başından başlayalım.

Romanya’nın Sigihişoara bölgesinde 1431 yılında doğan Kazıklı Voyvoda’nın tarih arenasındaki adı III. Vlad’dır. Kazıklı Voyvoda’nın babası daha çocukken Osmanlılarla yaptığı bir savaşı kaybedince oğlunu rehin olarak Osmanlılara bırakmıştı. Kazıklı Voyvoda 1442-1448 yılları arasında Osmanlı topraklarında Edirne şehrinde iki, Nif(günümüz İzmir ilinin sınırları içinde) ve Tokat bölgelerinde ise dört yıl beylik şehzadeleri ile birlikte zaman geçirdi.

Kazıklı Voyvoda esir olarak Osmanlı topraklarına ilk geldiği zaman on iki yaşındaydı. Edirne’de geçirdiği iki yıl boyunca Fatih Sultan Mehmed ile birlikte Molla Gürani’nin derslerine katıldı. Kardeşi Radul ile birlikte Osmanlı sarayında Osmanlı şehzadesi ile aynı eğitimi gördü. Fatih Sultan Mehmed ile aynı hocadan aynı dersleri almış oldu. İslam akaidi dersini, matematik ve mantık dersini Molla Gürani’den birlikte gördüler. Osmanlı Devletinden aldığı bu eğitimi sayesinde, neredeyse Fatih kadar güçlü bir kumandan oldu.   

Eflak Voyvodası’nı yöneten babasının ve ardından abisinin de ölümü üzerine tek aday olarak Kazıklı Voyvoda kalmıştı. Osmanlı’da eğitim alırken kendini sevdiren bu kurnaz adam, Osmanlı Devletini de arkasına alarak Eflak Voyvodası’nın başına geçmek istedi.

1448 yılında çıkan II. Kosova Savaşını bir fırsat olarak görüp, Eflak’ın başına geçmek için ciddi bir girişimde bulundu. Fakat bu girişiminde başarılı olamadı ve Macaristan tarafından desteklenen Eflak Voyvodası II. Vladislav tarafından bozguna uğratıldı. Kazıklı Voyvoda’yı yenen Vladislav, onu Boğdan’a sürgün etti.

1456 yılında Erdel Beyi Janos Hunyadi, Osmanlı kuşatmasına karşı Belgrad şehrini savunmaya giderken, güney Erdel’in savunulması için Vlad’ın komutasına bir ordu verdi. Emrine ordu verilmesi fırsatını kaçırmayan Kazıklı Voyvoda, ordusuyla birlikte Eflak’a bir sefer düzenlendi. Çıktığı bu seferde başarılı oldu ve II. Vladislav’ı öldürdü. Bu zaferle birlikte Osmanlı Devletinin dolayısıyla o dönemde tahtta oturan Fatih Sultan Mehmed’in izni ile III. Vlad adıyla Eflak Voyvodası oldu. Bu görevi 1456 yılından 1462 yılına kadar yapan III. Vlad, görevi süresi boyunca düşmanı olan insanlara çeşitli işkenceler uyguladı ve sonunda onları idam etti.

Aslında ilk başlarda her şey yolunda devam etti. Kazıklı Voyvoda her sene Osmanlı’ya vermesi gereken vergiyi zamanında ve düzenli bir şekilde teslim ediyordu. Aynı zamanda Osmanlı aleyhine herhangi bir girişimde de bulunmuyordu.

III. Vlad Eflak Voyvodası üzerinde tahtını sağlamlaştırmak istiyordu. Güçlü ve sağlam dostluklar kurarak bunu yapmak isteyen Vlad, kendi akrabası olan bir soylu kadını Macar Kralı Mathias ile evlendi. Evlilik yoluyla Macar Devleti ile aralarındaki bağı güçlendiren Kazıklı Voyvoda, öncelerde gayet iyi giden Osmanlı ilişkilerini bozmaya başladı. Macarları arkasına aldığını düşünen ve kazandığı bazı askeri başarılarla gururlanan Vlad, Osmanlı Devletine ödediği vergiyi aksatmaya başladı. Fatih Sultan Mehmed’in Karadeniz ve Mora’ya sefer düzenlediği haberini alınca son yıl ki vergisini hiç vermedi. 1459 yılından itibaren kesin bir şekilde isyan bayrağını çekip Macaristan Devleti ile ittifak yaptı.

Fatih seferden sefere koşarken ne olur ne olmaz diye İshak Paşa’yı az bir kuvvet ile birlikte Edirne’de bıraktı. Fatih’in Karadeniz’de oluşu yani Avrupa’ya uzak oluşunu ve Edirne’de kalan az sayıdaki askeri birliği fırsat bilen Kazıklı Voyvoda isyan çıkardı. Tuna Nehri’ni ordusu ile birlikte geçip Dobruca ile birlikte Kuzey Bulgaristan’ı tam manasıyla yağmaladı. 1460 ve 1461 yıllarında Sırbistan’a ve hatta Karadeniz kıyısına kadar ilerledi. Kazıklı Voyvoda’nın kendi ifadesi ile 23.884 Türk ve Bulgar’ı katletti. O günlerin nüfusunu düşününce çok yüksek bir sayı oluyor. 20.000 tane savaş esirini kazığa geçirdi. İshak Paşa elindeki kuvvetin yetersizliği sebebi ile Vlad’ın yaptığı canilikleri engellemek için onun peşine düşemedi. Kazıklı Voyvoda’nın isyanı sonrasında yapmış olduğu tüm insanlık dışı canilikler birer birer ortaya çıktı.

Bu isyandan ve caniliklerden sonra çok sinirlenen Fatih Sultan Mehmed, 1462 yılında ordusuyla birlikte Eflak Voyvodasına karşı sefere çıktı. Veli Mahmud Paşa’ın hatıratında yazdığına göre çok uzun mesafeler boyunca Osmanlı ordusundaki askerler içilecek bir damla su bile bulamadı. Hava o kadar sıcaktaki susuz bir şekilde ilerlemek çok zor oldu.

Mahmud Paşa’nın da belirttiği gibi Osmanlı askeri Eflak’ın başkenti Targovişte’ye zor şartlar altında ulaştıktan sonra, çektikleri çileden çok daha fazla vahim olan bir manzara ile karşılaşırlar. Fatih’in ve ordusunu gördüğü manzara yaklaşık olarak beş kilometre boyunca uzanan kazıklara geçirilmiş insanlardan dizili bir alandı.

Alan üç ile beş kilometre boyunda bir kilometre genişliğindeydi. Yol boyunca uzun kazıklar dikiliydi. Yaklaşık 20 bin kadar kadın, çocuk ve erkek kazığa canice bir şekilde geçirilmiş durumdaydı. Bu kadar çok insanı kazıkta geçirilmiş olarak gören Osmanlı ordusundaki askerlerinin moralleri bozuldu. Hatta aklını kaçıracak duruma gelenler bile oldu.

Tarihler 4 Haziran 1462 yılını gösterirken Osmanlı ordusu Targovişte kalesini aldı. Kalenin fethi sırasında Vlad, Fatih Sultan Mehmed’e başarısız olan bir suikast girişiminde bulundu. Başaramayınca da kaleden kaçarak kellesini kurtardı.

Kazıklı Voyvoda kaçarken de boş durmadı ve terk ettiği topraklardaki kuyuları zehirledi. Ekinleri yaktı, hayvanları öldürttü. Hapishanedeki mahkûmları, vebalı insanları salarak Türk ordusunun ve insanının arasına karışmaya teşvik etti.

Macaristan’a bağlı bir beylik olan Erdel’e kaçarak Macaristan kralından yardım istedi. Ancak Eflak’taki yeni Osmanlı yönetimini tanımış olan kral, yardım teklifini olumsuz yanıtladı. Kazıklı Voyvoda, Macaristan kralının emriyle 1462 yılında tutuklandı ve Budin’e getirildi.

Önce hapis yatan Vlad, daha sonra kurnazlığıyla birlikte kral ve ailesini ayartıp 1474 yılında hapisten kurtuldu. Hapis hayatından kurtulduğu gibi Eflak’ı yeniden ele geçirme planları yaptı. 1476 yılında kuzeni Stefan Cel Mare(Büyük Stefan) ile birlikte Eflak’a döndü. Döner dönmez de hemen voyvoda ilan edildi. Voyvoda ilan edildikten sonra 300 askeri ile birlikte yine harekete geçti ama bu sefer Mihaloğlu Ali Bey akıncıları Aralık 1476’da Vlad’ı Bükreş yakınlarındaki Blatani’de ani bir baskınla yakaladı. Yakaladıktan sonra da Kazıklı Voyvoda’yı idam ettiler. 45 yaşında günümüz Romanya topraklarında ölmüş oldu.

Kazıklı Voyvoda’nın ölümünden sonra Vlad’ın bir vampir olduğu söylentsi Almanya, Macaristan ve Rusya’da yayıldı. Ayrıca Romen halkı Kazıklı Voyvoda’yı bir kahraman olarak gördü. Ama III. Vlad’ın düşmanlarını özellikle Osmanlı askerlerini ve halkını kazıklara çakarak işkence ederek öldürmesinde dolayı Osmanlılar Kazıklı lakabıyla ona Kazıklı Voyvoda dedi. Tabii yaptıkları kötü de olsa şöhretin ahlak yargısı yoktu ve onun yüzyıllar boyunca unutulmamasını sağladı. Hatta yetmemiş ve Bran Stoker’e ilham olarak 1897 yılında Drakula romanının yazılmasını sağlamıştır. Zaman içerisinde de bu kitabın etkisiyle bu hikâyelerin devamı olarak Drakula filmi ortaya çıkmıştır.

Kısacası Kazıklı Voyvoda ölmüştür ama ruhu hala aramızdadır…

Daha Fazla İçerik İçin:

https://www.armadillokitap.com/

Instagram hesabımıza göz atmak için: https://www.instagram.com/armadillokitap/

Youtube:

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz