Biyografiler

Kral Faysal

Uzun yıllardır Orta Doğu’nun birbirinden pek de ayrışmayan devlet lideri profilini bilirsiniz. Genellikle diktatörlükle özdeşleştirilen Orta Doğu liderleri çoğunlukla Batı dünyasının ve ABD’nin güdümünde bir politika izlemişlerdir. Nitekim tarih, istisnalara daima gebedir. Bu yazımızın başında tüm ön yargılarımızı bir kenara bırakıp Orta Doğu’nun yirminci yüzyıl siyasetinde öne çıkan şahsiyetlerden biri olan Suudi Arabistan’ın Üçüncü Kralı Faysal bin Abdülaziz’i tanıyalım.

Suudi Arabistan’ın 1964-1975 yılları arasındaki kralı olan Faysal bin Abdülaziz El-Suud, 1906 yılında başkent Riyad’da doğdu. Genç yaşından itibaren BM temsilciliği ve Hicaz komutanlığı gibi görevleri başarıyla yerine getiren Faysal Bin Abdülaziz’in liderliği, 1953’te babasının ölümü üzerine kral olan ağabeyinden sonra başlamıştır. Batılılara kayıtsız şartsız teslim olan kral ağabeyi, ülkede zaten yerli yerinde olmayan dengeleri tamamen alt üst etti. Şahsi harcamaları olağanüstü boyutlara çıktı. Klasik Orta Doğu çizgisinden çıkmayan ağabey Suud bin Abdülaziz, aile meclisinin ve ulemanın ortak kararı ile tahtı bırakmaya mecbur edildi ve 4 Mart 1964’te yerine kardeşi Faysal bin Abdülaziz getirildi.

Kral Faysal’ın politik farklılıklarının yanı sıra özel yaşamında da seleflerinden ayrıldığı söylenebilir. Vefat eden eşlerinden sonra İffet Sunayyan (Thunayyan) ile evlenen Kral Faysal ömrünün sonuna kadar tek eşle yaşamıştır. İffet Hanım’ın adı dikkatinizi çekmiştir belki, kendileri Suud ailesiyle bağlantıları olmasıyla beraber Üsküdar, İstanbul doğumludur. Ölene kadar Arapçayı Türk aksanı ile konuşan İffet Hanım, eşine Türkçe; eşi Faysal da ona Arapça öğretti.

İlk başlarda gerek Suudi Arabistan gerek Orta Doğulu devletler gerekse de Batı dünyası aykırı bir liderin ortaya çıkacak olmasından habersizdi. Ağabeyinden adeta bir enkaz devralan Kral Faysal sahip olduğu farklı vizyon giriştiği reformlarla boy gösterdi. Suudi Arabistan’ın ilk televizyon altyapısını ve kız okullarını bazı çevrelerin tepkisine rağmen kurdu. Bir yandan yurt dışına pek çok öğrenci gönderirken diğer yandan ülkesinin üniversitelerine İslâm dünyasından çok sayıda öğrencinin gelmesine imkân tanıdı. Tarım alanında barajlar inşa ettirdi, limanları genişletti, tarımsal faaliyetlerin geliştirilmesi ve çölleşmenin azaltılması konularında çaba gösterdi.

Ülkenin hem içinde hem de dışındaki karayolu ağlarını genişletti ve havalimanlarını da modernize etti. Sağlık alanında coğrafyanın önde gelen hastanelerinden birini kurdu ve DSÖ’nün de desteğini kazandı. Açıkladığı ilk beş yıllık kalkınma planıyla birlikte kendisinin halka hizmet için başa geçtiğini ortaya koydu. Kral Faysal her zaman yurttaşları ile ilgilenip onların dertlerinin çözümüne önem verdi ve her fırsatta kendisinin idareci değil İslâm’ın davetçisi olduğunu belirterek ülkesinde İslâmî ruhun muhafazası için çalıştığını söyledi.

Sahip olduğu ileri görüşlülük sayesinde petrolün elinde siyasi bir koz olabileceğini gördü. Suudi Arabistan, Irak, İran, Kuveyt ve Venezuela’nın 14 Eylül 1960’ta Bağdat’ta bir araya gelerek OPEC’i (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü) kurmalarında büyük katkısı oldu. Petrolü, İsrail’i destekleyen ülkelere karşı bir silah olarak kullanmak amacıyla, 9 Ocak 1968’de Beyrut’ta, dünya petrol rezervlerinin yüzde 60’ına sahip; Cezayir, Bahreyn, Irak, Kuveyt, Libya, Suudi Arabistan, Suriye, Tunus, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Katar’ı anlaştırarak, Petrol İhraç Eden Arap ülkeleri OAPEC’in kurulmasını sağladı.

İslami kültürle yetişmiş olan Kral Faysal, 5-10 Haziran 1967’de “Altı Gün Savaşları” adıyla tarihe geçen İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki savaşta, Arapların büyük bir yenilgi almaları ve Kudüs’ün işgal edilmesinden derin bir şekilde etkilendi. Ortadoğu’da, 5-10 Haziran 1967’de yaşanan Altı Gün Savaşı’nın yol açtığı yıkım ve büyük acılar devam ederken; 21 Ağustos 1969’da Mescidi Aksa’nın bir Yahudi tarafından yakılması üzerine tüm Müslümanlara halife unvanıyla cihat çağrısında bulundu. Burada yapmış olduğu çağrıdan biraz bahsetmek gerekir zira yaptığı çağrı sadece bir savaş çağrısından ibaret değildi.

Çağrının satır başları şöyleydi:
“Neden bekliyoruz?
Dünyanın vicdana gelmesini mi bekliyoruz?
Nerededir ki dünyanın vicdanı?
Neden korkuyoruz? Ölümden mi korkuyoruz?
Allah yolunda cihat ederek ölmekten şerefli ve daha faziletli bir ölüm var mı?
Arzumuz milliyetçilik, ırkçılık veya bloklaşmalar değildir.
Çağrımız İslami çağrıdır. Allah yolunda cihat etmeyedir.”

O dönemde baskın olan (günümüzde de öyle sayılabilir) Arap milliyetçiliğine karşı İslam birliği fikrini öne çıkardı. Bu doğrultuda aralarının iyi olmadığı Mısır, Suriye ve Irak gibi Arap ülkeleri ile diplomatik ilişkiler kurdu. Türkiye dahil birçok ülkeye ziyaretlerde bulundu. Malezya, Türkiye ve Pakistan ile dostluklarını pekiştirmeye çalıştı.

6 Ekim 1973’te, Mısır ve Suriye orduları, Yahudilerin Yom Kippur Bayramı günü İsrail’e saldırdı. Hiç beklemediği bir anda saldırıya uğrayan İsrail, tarihinde ilk kez yenilgiye uğradı, Sina yarımadası İsrail işgalinden kurtarıldı. ABD ve Batılı ülkeler İsrail’in yanında yer aldılar. Akdeniz’deki ABD savaş gemileri harekete geçerek savaşı durdurdu. İsrail’in daha ağır bir darbe yemesi engellendi.

Kral Faysal, İsrail’i destekleyen Batılı ülkeleri protesto etti. Petrol İhraç Eden Arap Ülkeleri Birliği (OAPEC)’nin İsrail yanlısı ülkelere petrol ambargosu uygulaması çağrısında bulundu, çağrısı üzerine bu ülkelere petrol satışı durduruldu. 5 Ekim 1973’te OAPEC, ABD ile birlikte savaşta İsrail’den yana tavır sergileyen ülkelere petrol ihraç etmeyeceğini ilan etti. Kral Faysal petrol ambargosunu tarihe geçen şu sözlerle başlattı:
“Biz ve atalarımız hurma ve deve sütüyle yaşadık; yine öyle yaşayacağız!”
Bu sözlerle aslında coğrafyayı kurtarmak adına servetini gözden çıkardığını ve dış baskıların doğurabileceği olumsuz sonuçların gözünü korkutmadığını ifade etti. Petrol ambargosuyla uluslararası çapta büyük bir enerji krizi baş gösterdi. Durumu fırsat bilen OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Birliği) üyesi ülkeler ise, dünya petrol fiyatlarını yükselterek, başka bir krize neden oldu.

Ambargo nedeniyle varili 1,80 Amerikan doları olan normal petrol ile varili 2,17 Amerikan doları olan yüksek vasıflı Libya petrolünün varili 11,65 Amerikan dolarına yükseldi. Petrol bağımlısı olan Batı dünyasını şok eden bu hamle o kadar şiddetliydi ki etkileri Japonya’ya kadar ulaştı. Hatta o dönem yaşanan petrol kıtlığı nedeniyle bisiklet satışlarında da bir tırmanış yaşandı. Bu hamlesiyle Kral Faysal, Time dergisine kapak oldu ve aynı dergi tarafından yılın adamı seçildi. Bu sorunu çözmek için dönemin ABD Dış İşleri Bakanı Suudi Arabistan’a seyahat düzenledi fakat yaptıkları görüşme Kral Faysal’ın çözümün Kudüs işgalinin engellenmesi şartına bağlı olduğunu belirtmesi üzerine sonuçsuz kaldı.

Elbette bu kadar başkaldırı Batı’nın kurduğu düzenin temellerini sarsmaya başladığından tüm kaynaklar Kral Faysal’ı ortadan kaldırmaya yöneltildi. Ne de olsa Orta Doğu’da hiçbir başarı cezasız kalamazdı. Sarayında yaptığı bir halk görüşmesinde ABD’den yeni gelen yeğeni (Kral Faysal’ın kardeşinin oğlu Faysal bin Musa’id) kutlama bahanesi ile yanına sokularak tabanca ile iki el ateş etti. Ağır yaralanan Kral Faysal hastaneye kaldırıldı, ancak tüm müdahalelere rağmen suikasta kurban gitti. Katil yeğen ilk başta akıl sağlığının yerinde olmaması gibi asılsız ifadelerle yargıdan kaçırılmaya çalışılsa da daha sonra akli dengesinin yerinde olması sebebiyle idama mahkûm edildi ve başkentte bir meydanda idam edildi.

Ölümünden sonra yerine kardeşi Halid bin Abdülaziz, ardından da oğulları (Kral Faysal’ın) hükümdarlığı sürdürdüler ancak bir farkla: Oğullar babalarının başına gelenlerden ders çıkardılar(!). Her üçü de Kral Faysal’ın yolunu takip etmediler ve ABD’ye tam teslimiyetçi bir siyaset izlediler.

Afganistan’dan Suriye’ye; Yemen’den Mısır’a kadar El Kaide ve IŞİD gibi örgütleri organize ederek kullandılar, Orta Doğu siyasetinde İsrail ile iş birliği yaptılar, iktidarda kalabilmek için her şeyi mubah saydılar. Artık Kral Faysal’ın ideası tarihin tozlu raflarında hazin bir hatıra olarak kalmıştı.

https://www.armadillokitap.com/

Instagram hesabımıza göz atmak için: https://www.instagram.com/armadillokitap/

Youtube için:

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz