Kitap İncelemeleri

Martı

Son zamanlarda oldukça popülerleşen kişisel gelişim kitapları; okuyucunun, içindeki cevheri ortaya çıkartma arzusunun neticesinde çok satanlar listesinde kendine bir yer edindi. İşte bu furya çeşitli şekillerde bize sunulmadan çok önce, yani 1970 yılında Martı Jonathan Livingston ile ilk örneklerinden birini verdi.

Martı Jonathan Livingston veya kısaca Martı; kimine göre dini bir kitap, kimine göre bir kişisel gelişim kitabı, kimine göre ise içinden ders çıkartılması gerekilen bir öyküydü. Peki bu kadar farklı alanlara hitap eden bu kitabın türü hakkında neden fikir ayrılıkları oldu? Bu soruya cevap vermek için öncelikle kitabın konusunu incelemeliyiz.

Martı Jonathan Livingston, sürüsüyle birlikte yaşayan ama sürüsünden bağımsız olan özgür bir martıdır. Diğerlerinden farklı olması ve öğrenmeye olan açlığı, başına türlü işler açmıştır. Bütün felaketlere rağmen Jonathan uçmaya ve öğrenmeye devam etmiştir. Farklı olmak onun için sorun değildir. Hatta farklılığı sebebiyle sürüden kovulsa bile farklılığıyla gurur duymuş ve etrafındakileri teşvik etmeye çalışmıştır.

Bu yönüyle Jonathan size tanıdık geldi mi? Etrafınızda farklı olduğu için dışlanan bir insan illaki görmüşsünüzdür. Hatta toplumdaki konumunuza bağlı olarak bazen etrafınızdakiler tarafından dışlanmış, bazen de dışlamışsınızdır. Sorumuza cevap vermek gerekirse kimi zaman sürüden dışlanan Jonathan olmak, kimi zaman da sürünün bir üyesi olmak hayatımızdaki önemli rollerdendir.

Eserimize dönecek olursak, Jonathan’ın anne babası bile onu sorumsuzlukla suçlamaktadır. Buna karşılık Jonathan, “Yaşamın gerçek anlamını arayan, bulmaya çalışan bir martıdan daha sorumluluk sahibi biri olabilir mi?” diye cevap verir. Bu cümleyi durup bir daha okumanızı sizden rica ediyor ve size bir soru sormak istiyoruz: Sizce hayatın gerçek anlamı nedir?

Jonathan için bu sorunun cevabı çok basittir: Öğrenmek, keşfetmek ve özgür olmak. Peki hayatın akışına kendini kaptırıp her gün aynı senaryoyu canlandıran insanoğlu, bu gidişatı değiştirmek ve tarihin derinliklerinde bir gölge olmayı önlemek için ne yapabilir? Şu an yaşadığımız dünyada sistemin bir parçasını canlandırıp bu dengeyi devam ettiriyor olsak da dünyaya gelme amacımız bundan farklıdır. Dinler, gelenekler, kültürler, savaşlar, sanat, sanat eserleri ve daha birçok şey insanoğlunun bir et parçasından daha fazlası olduğunu kanıtlar niteliktedir. İnsanoğlu düşünür, çalışır, üretir, mükemmeli arar. Bu arayışta öğrenir ve öğretir. İşte başkarakterimiz Jonathan da uçmayı mükemmel bir şekilde öğrenmiş ve onun gibi sürüden dışlanan martılara en iyi şekilde uçmayı öğretmeye çalışmıştır.

Martı Jonathan, bir süre sonra başöğretmen olmuş ve etrafındaki bütün martılara dersler vermiştir. Burası onun için bir cennettir. Etrafındaki martılar onu bir öğretmenden daha fazlası olarak görür. Martı Jonathan, artık sürüden kovulmuş bir asi değil karizmatik bir liderdir. Bu karakter gelişimini, günümüzdeki kişisel gelişim konuşmalarında ve eserlerinde rahatlıkla görebiliriz. Bu yüzdendir ki kitabımızın yazarı Richard Bach, şu an dillere sakız olan ve türlü kopyaları çıkan kişisel gelişim kültürünün öncülerindendir. Öncü olması, Martı kitabının kendi zamanında özgün bir eser olmasını sağlamıştır. Bu özgünlüğün etkilerine şu an bile rastlayabiliriz.

Jonathan’ın öğrencileri tarafından bir öğretmenden fazlası olarak görüldüğünü söylemiştik. Bu durum bize yazar Richard Bach’ın mistisizm etkisi altında olduğu ipucunu veriyor. Yazarın o dönemler mistisizme merak salması ve ardından bu eseri yazması aklımıza şu soruyu getiriyor: Acaba yazar Jonathan’ı İsa’ya mı benzetiyor? Bu soruyu sormamızın nedeni, eserde Jonathan ile İsa arasındaki benzerliklerle açık bir şekilde karşılaşmamızdır. Jonathan’ın öğretilerinin İsa’nın öğretilerine benzemesi, Jonathan’ın İsa gibi sonradan kutsallaşması bu benzerliklere örnek olarak verilebilir. İşte bu yüzdendir ki bu kitap sadece bir kişisel gelişim kitabı olarak değil bir dini kitap olarak da ele alınabilir.

Kitabı hangi kategoriye koyacağınız size kalmış bir şey. Bize sorarsanız Martı Jonathan Livingston kitabı, kalıplara konulmayacak kadar kapsayıcı bir kitaptır. Jonathan’ın kısa ama etkili hikayesini okurken bazen kutsal öğütler alabilir, bazen sarsılıp silkelenebilir, bazen ise Jonathan’ın yerine kendinizi koyup bu hikayeden ders çıkartabilirsiniz. Neticede hepimiz uçmayı öğrenmeye çalışan bir martı, kısacık yaşamımızda dünyaya iz bırakmaya çalışan bir insanız. Hepimiz Jonathan Livingston’uz.

Cehaletimizi kırabiliriz, becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekamızı kullanarak kendimizi bulabiliriz, kendimiz olabiliriz. En önemlisi, özgür olabiliriz.

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz