Bilgi Köşesi

Medusa Kimdir? | İntikam ve İhanetin En Güzel Hikayesi

Bilirsiniz mitolojik hikayeler her zaman entrikalarla doludur. Yunan mitolojisindeki tanrılar insanlara atfedilen duygular ve özelliklerle donatılmıştır. Mitolojiye ilginiz varsa bu yazımız tam size göre. İşte karşınızda intikam ve ihanetin en güzel örneklerinden biri olan Medusa’nın dillerden hiç düşmeyen hikayesi.  Korkunç ve dehşet verici bir masal gibi adeta; o halde biz de efsaneye uyum sağlayalım ve bu hikayeyi bir masal edasıyla anlatalım.

Efsaneye göre Medusa vakti zamanında çok güzel bir kızmış. Hatta öyle ki dünya üzerinde ondan daha güzel bir kız bulunmazmış. Bu yüzden olacak ki Medusa kendisini tanrılara adamış. İki kız kardeşiyle beraber Tanrı Zeus’un kızı olan Athena’nın tapınağında yaşarmış. Elbette Athena da kızın güzelliğinin farkındaymış ancak pek fazla önemsememiş bu durumu. Üstelik Athena zekâ tanrıçası olduğu için Medusa’yı yeterince zeki bulmazmış. Fakat Zeus’un kardeşi ve Athena’nın sevgilisi olan Poseidon için işler öyle değilmiş. Poseidon gizliden gizliye Medusa’ya âşık olmuş. Gizliden gizliye âşık olmuş çünkü denizlerin tanrısı olarak tapınakta yaşayan bir ölümlüyü sevmeyi kendisine yakıştıramamış. Bir gün Athena, Zeus’tan izin alarak Poseidon’un Medusa’ya karşı olan ilgisini öğrenmek istemiş. Ancak Poseidon öyle olmadığını, bir tek kendisine âşık olduğunu söyleyince sular durulmuş. Elbette böyle demesi gerçekte Medusa’ya olan ilgisini azaltmamış. Aksine artmış çünkü sevdayı besleyen en güçlü duygu imkansızlıktan başka bir şey değildir.

Bir gün hislerine yenik düşen Poseidon, Athena’nın tapınağına gitmiş. Medusa’ya zorla sahip olmuş. Elbette Athena’nın bu olayı öğrenmesi uzun sürmemiş. Kendisini aşağılanmış hisseden Athena’nın üzüntüsü zamanla yerini öfkeye bırakmış. Medusa’ya öyle öfkelenmiş ki canını almak yerine acı çektirmeye karar vermiş. Önce kardeşlerini ve ardından Medusa’yı çirkin ifritlere (İslam Mitolojisinde güçlü, zararlı şeytan) dönüştürmüş. Eskiden güzelliğinden dolayı kimse gözlerini alamazken artık çok çirkin olduğu için herkes gözünü kaçırır olmuş. Poseidon’u cezbeden altın sarısı saçlarının her bir telini yılanlara dönüştürmüş. Ancak siniri yine de geçmemiş. Ona bakan herkesin gözleri taş olmuş ve Medusa’yı Hyperborea’ya (dünyanın en kuzeyi) sürgüne göndermiş. Medusa’ya olan öfkesi öyle güçlüymüş ki ne yapsa içi soğuyamamış. Bu yüzden onu öldürmeye karar vermiş. Üvey kardeşi Perseus’tan Medusa’yı öldürmesini istemiş. Bunu Perseus’tan istemesinin elbette bir sebebi varmış. Medusa ölümlü olduğu için onu ancak insanların kahramanı olan Perseus öldürebilirmiş. Perseus üvey kardeşinin isteğini yerine getirmiş ve Medusa’nın başını keskin kılıcıyla bedeninden ayırıvermiş.

Peki kesik başa ne olmuştu?

Kesik başa ne olduğu konusunda çeşitli söylentiler var. Kimine göre eve dönen Perseus annesinin kralla evlendirilmeye çalışıldığını görür ve annesine gözlerini kapatmasını söyleyerek Medusa’nın başı yardımıyla kralı taşa dönüştürür ve başını Athena’ya verir. Kimine göre ise Perseus başı Argos’taki pazar yerine gömer. Her iki sonuç arasındaki devasa farkı gördükten bu konuda kafaların ne kadar karışık olduğunu anlamışsınızdır. Bu kısma takılmayalım, devamı çok daha heyacanlı.

Efsanenin devamına dönecek olursak eğer Athena Medusa’yı öldürtmesine öldürtmüş ama bilmediği bir şey varmış. Medusa, Poseidon’dan hamileymiş. Bu yüzden Perseus onu öldürdüğünde rahminden iki kardeş doğuvermiş. Pegasus ve Chrsyar. Athena bu çocukları kendisine köle etmeye karar vermiş. Chrsyar’ı kendisine savaşçı olarak almış. Pegasus’u ise Korinthos şehrinin kralı Glaukos’un oğlu Bellerophone’ye vermiş. Pegasus Bellerophone’ye savaşlarda yardım etmiş. Gel zaman git zaman Bellerophone kendisini tanrı gibi hissetmeye başlamış. Çünkü kanatlı atlı Pegasus’un üstündeyken hiçbir güç onu yenemiyormuş.  Elbette bu baş tanrı Zeus’u çok sinirlendirmiş. Bir at sineğini Pegasus’u ısırması için görevlendirmiş. At sineği Pegasus’u ısırınca Pegasus Bellerophone’yi sırtından atmış. Düşen Bellerophone hayatına kör ve sakat olarak devam etmiş. Pegasus ise iyice göklere çıkmış ve Zeus’un takdirini kazanmış.

Yılan saçlı, çirkin bir kadın olarak bildiğimiz Medusa aslında hikâyenin özünde bilindiğinden farklıdır. Tecavüze uğraması bir yana saçları yılana çevrilen, sürgüne yollanan, öldürülen hayali bir kadının acıklı öyküsüdür. Üstelik bunların sebebi yalnızca güzel ve Poseidon’un ona karşı ilgisinin olmasıdır. Bu yüzden mitolojiye ilgi duymayanlar ya da bu yazımızı okumayanlar Medusa’yı kötü bilebilir. Ancak bu karşımıza acılı bir kadının çıktığı gerçeğini değiştirmez. Bu yüzden böylesi bir hikâyeyi günümüz sorunlarıyla bağdaştırmak yanlış olmayacaktır.

Güzel kadın Medusa’nın mahvolan hayatını ve yüz yıllardır dillerden düşmeyen hikayesini tüm kadınlara atfederek yazımızı sonlandıralım…

Tavsiye 1:

Şahmeran Efsanesi | Medusa’yı tamamlayacak bir yazı. Okuyun ve pekiştirin!

Tavsiye 2:

Biraz da Türk Mitolojisi. Albıs (Alkarısı)’nı tanıyor musunuz?

Armadillo’ya Destek Olmak İçin Gördüğünüz Herhangi Bir Reklama Tıklayabilirsiniz.

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz