Film Yorumları

Mystic River

İsim: Mystic River (Gizemli Nehir)

Yönetmen: Clint Eastwood

Oyuncular: Sean Penn, Tim Robbins, Kevin Bacon

IMDb: 7.9/10

Süre: 2 saat 18 dakika

Tür: Suç, dram, gizem

Üç usta oyuncu ve bir usta yönetmen birleşirse ortaya nasıl bir harika çıkar? İşte Mystic River bu denklemin cevabını size her an hissettirecek dopdolu bir film. Denklemin en önemli elemanlarından biri olan müthiş kurgu da buna eşlik etmiş ve ortaya çok güzel bir eser çıkmış. Gelin şimdi filmi birlikte inceleyelim ve henüz izlemeyenleri hemencecik ekran başına yollayalım.

Kimler suç işler? Nasıl bir profil gerekir suça bulaşmak için? Çocukluk travması, kırılmış bir kalp, etrafında seni etiketlemeyi bir görev haline getirmiş insanlar ve daha nicesi bu sorunun cevabı olarak görülebilir. İşte Tim Robbins’in hayat verdiği Dave Boyle karakteri de yıllar önce bu şartları karşılayacak bir hayata maruz kalmıştır. En iyisi konuyu geçmişe doğru saralım.

Zaman geriye doğru aksın… (mesela bu da çocukluk yıllarından kalma bir travma, bkz: sihirli annem)

On bir yaşlarındaki üç çocuk beysbol oynarlarken topları Dave yüzünden kanalizasyona düşer. Yapacak bir şey bulamayan bu üç arkadaşın en zıpır üyesi Jimmy yeni dökülmüş çimentoya isimlerini yazmayı teklif eder. Sean da Jimmy’e katılınca zaten kendini suçlu hisseden Dave de arkadaşlarına uyar. Çocuklardan ikisi isimlerini istedikleri gibi yazmıştır ama Dave’in ismi yarım kalır. Çünkü kendisini polis olarak gösteren iki pedofili erkek Dave’i “suçüstü” yakalar ve arabaya bindirip götürürler. Gittiği yerde günlerce cinsel ve fiziksel şiddete uğrayan Dave, oradan kurtulduğunda çimentodaki yazı gibi yarım kalmıştır.

Aradan yıllar geçer, herkes kendi hayatını kurmuştur. Jimmy bir market işleten üç kız babası evli bir gangster, Sean hamile karısı olan bir dedektif, Dave ise bir oğlu olan evli bir adam olmuştur. Her şey yolunda gözükse de bu fazla sürmeyecektir çünkü Jimmy’nin güzeller güzeli ilk göz ağrısı vahşi bir şekilde öldürülecektir. Bu cinayetteki tüm oklar tek bir kişiye yönlenecektir; Dave. “Çünkü onun travmaları vardır, intikam almak istiyordur, o bu kadar acı çekmişken diğerlerinin mutlu olma gibi bir şansı olamaz.” Peki böyle bir şey mümkün müdür? Filmi izlerken bu soruyu defalarca kendinize soracaksınız.

Mystic River bize göre tam bir yıldızlar geçidi. Clint Eastwood, bir keresinde “Yönetmenlik ve oyunculuğun bir tür yorumlayıcı işlevi vardır.” demiştir. Bu filmden de anlıyoruz ki Clint Eastwood ödevini anlamış ve bir senaryoyu ne kadar iyi yorumlayabilirse o kadar iyi yorumlamış. Filmi izlerken Clint Eastwood’un muhteşem yönetmenliğiyle kendimizi orada hissetmememiz olanaksızdı. Buna ek olarak yan karakterler dahil bütün oyuncuların başrol gibi performans sergilemesi filmdeki her duyguyu hissettirdi. Clint Eastwood tarzı olan iki zıt olayın çakışması ise filmin bize hiç yabancı gelmemesini sağladı. Bir yandan bize duyguları dibine kadar yaşatan Dave-Jimmy sahneleri, bir yanda donuk bir halde izlediğimiz Sean-Fishburn’ün soğuk polis sahneleri gerek oyunculuk gerek hissiyat olarak birbirini dengelemiş ve bizi kendisine bağlamıştır. Yıllardır severek izlediğimiz başrollerin saçlarına aklar düşmesi de karizmalarına karizma katmış ve filmi daha keyifle izletmiştir.

Filmi çok sevmemize ve bu kadar övmemize rağmen bizi rahatsız eden bazı şeyler de vardı. Mesela Sean ve karısının telefon konuşmalarını filmin sonuna kadar bir sonuca bağlayacaklar diye bekledik ama olmadı. Aynı şekilde filmin sonu da biraz kafa yorarsak tahmin edilecek kıvamdaydı. Bu konularda daha iyisini yapabileceklerini düşünsek de bu durumları, filmin ana fikrini etkilemedikleri için göz ardı ettik.

Bu kadar övgünün ardından filmimizin aldığı ödülleri söylemesek olmazdı. Oscar’da En İyi Erkek Oyuncu (Sean Penn) ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Tim Robbins) kazanmıştır. Filmimiz, bir diğer önemli ödül olan Altın Küre En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülüne de layık görülmüştür. Oyuncular ve yönetmen, birçok önemli ödülü Yüzüklerin Efendisi’ne kaptırsa da bizim gönlümüzde önemli bir yere sahip olacaktır.

SON PARAGRAF SPOİLER İÇERMEKTEDİR!

Dennis Lehane’in aynı isimli kitabından (2001) uyarlanan Mystic River filmi bize göre konu olarak klasik bir Hollywood filmidir. Geçmişte yaşanan bir travma, acılı bir baba, bol bol göz yaşı ve ters köşe olgularının toplamı bu tanıma cuk oturacak birkaç kavramdır. Tabii ki de bu üçlüyü bir araya getirecek bir olayın olması gerekmektedir. O da ne yazık ki bir kadın cinayeti olmuştur. Mağdur Jimmy, Şüpheli Dave ve olayı çözmeye çalışan Sean’ın yıllar sonra bir karakolda bir araya gelmesi şans olamaz. Bu olaylar olurken üçlünün aklından aynı soru geçiyor: “O arabaya birimiz değil de üçümüz binseydik neler olurdu?” ve filmin sonuna doğru cevabı buluyorlar: “O arabaya zaten üçümüz birlikte binmiştik.” Biz de şöyle diyor ve yazımızı sonlandırıyoruz: Keşke kimse o arabaya binmeseydi.

Daha Fazla İçerik İçin:

https://www.armadillokitap.com/

Instagram hesabımıza göz atmak için:

https://www.instagram.com/armadillokitap/

Youtube:

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz