Bilgi Köşesi

Nedimeler

‘’Güzellik bir zevktir. Güzelliği yaratmak ise bir sanat.’’ diyor Mümin Sekman, sanatın gebe kaldığı tüm muhteşem oluşumlara gönderme yapmak istercesine fakat sanat sadece güzelliğin yaratmak mıdır?

Sanat gerçek anlamda bir yaratma gücüne sahipse onu neden sadece ‘’güzellik’’ kavramıyla sınırlayalım ki?

Gizem, heyecan, aşk, ihtiras, korku… Sanat, sandığımızdan da büyük bir güce sahip çünkü hayal dünyamızda var olan pek çok soyut detaya soluk katarak bizleri büyüleyici etkisine hapsedebiliyor. Birçok şeyi sorgulamanın yanında hayata başka bir pencereden bakmamızı da sağlıyor.

Bugün sanatın sadece ‘’güzelliği’’ yaratıyor algısını yıkmaya ne dersiniz? Gizemli ve heyecan verici bir pencereden muhteşem bir tablonun incelemesiyle geldik. Diego Velázquezin Nedimeler adlı eseri, öyle bir etkiye sahip ki içinde nedeni bilinemeyen ve anlamı çözülemeyen pek çok detay sizi rahatsız etmek için kapılarını aralamış vaziyette. Bu tablo inceleme yazısının sonuna geldiğinizde huzursuzlanabileceğinizi bile söyleyebiliriz.

Öncelikle yaptığı tabloda içimize düşürdüğü huzursuzlukla bizleri yüzyıllardır derin bir anlamsızlığın ortasına iten bu büyük ressamın kim olduğunu öğrenelim. Fakat ondan da öncesinde şöyle bir soru soralım: Pablo Picasso’nun, bu büyük ressamı anmak adına Nedimeler tablosu için kendi tarzıyla temsili tablolar çizdiğini biliyor muydunuz? Kabul edelim ki birçoğumuz bunu bilmiyorduk. Kulağa epeyce ilginç geliyor ama evet, Nedimeler tablosu kübist akımın etkileyiciliğiyle de bir vücut bulmuştu. İşte Pablo Picasso’nun temsili Nedimeler tablosu:

Picasso bu tabloyu kendi tarzıyla yorumlayan tek ressam değildi, daha pek çok ressamın Nedimeler tablosundan etkilendiğini söyleyebiliriz.

Sıradan insanların hayatlarını konu edinerek dikkat çekici tablolar üreten Diego Velázquez’in dönüm noktası katıldığı bir yarışma sonucuyla gerçekleşmiştir. Yarışmada çizdiği eserle kralın büyük beğenisini kazanan ressam kısa sürede sarayın baş ressamlığına getirilmiştir. Kral ve onun ailesi için sayısız tablo yapan Velázquez’in bu tablolar arasında en dikkat çekici ve en sıra dışı olanı şüphesiz ki Nedimeler adlı tablosu olmuştur.

Peki bu tabloyu özel yapan neydi? Neden aynı anda insanı hem huzursuzlandıran hem de merak ettiren bir etkiye sahipti? Söyleyelim, çünkü bu tabloda bir şeyler ters gidiyor. Tabloda gördüğümüz bir ressam -ki bu ressam yüksek ihtimalle Velázquez ‘in kendisi- karşısında ona modellik yapan insanlara bakıyor. Bunlar da tahmin edeceğimiz gibi Kraliyet ailesinin bizzat kendisi. Fakat bizlerin tabloda gördüğü ressam ve onunla birlikte tabloda yer alan birkaç detay. Bunun tam tersinin olması gerekmez miydi? Bizlerin görmesi gereken şey Kraliyet ailesiydi ama bizler sanki bir film setinde kamera arkasını izler gibi bu tersliklerin hüküm sürdüğü tabloya bakıyoruz.

Tabloya bakıldığında tuvalinden bir adım geriye giden ressamın sanki son rötuşları yapar gibi bir halinin yanı sıra Velázquez ‘in tam gözlerimizin içine baktığını kim inkâr edebilir ki? Fakat unutmayalım bu tabloda özne ne biz ne de ressamın kendisidir. Henüz fark edemesek de bu tablonun öznesi Kraliyet ailesidir.

Ressamın, ışık oyunlarıyla merkeze aldığı 3 ayrı odak noktasından bahsedebiliriz. Bu 3 ayrı nokta dışında duran her detayın üzerine bir gölge düşürülmüş vaziyette. Bunlardan birincisi ressamın kendisi, ikincisi tüm zarafetiyle ortada duran, sarı saçlı küçük Margarita, bu kız Kraliyet ailesinin kızıdır ve yanlarında tabloya adını veren nedimeleri bulunur bunlar: Dona Isabel Velasco (sağda duran) ve Dona María Agustina Sarmiento de Sotomayor (solda duran) Son olarak kral ve kraliçe, peki ama onlar nerede? Asıl iki özneyi henüz göremediğimizi bir önceki paragrafta dile getirmiştik. Eğer biraz dikkatli bakarsak, tablonun önündeki ressam Diego’nun hemen arkasında bir ayna göreceğiz… Kral ve Kraliçe’nin yansımalarının olduğu bir ayna orada duruyor. Ressamın akıl almaz fikriyle büyülenmenin yanı sıra tüm detayları bu şekilde bir araya getirmesi kesinlikle üstatlığının bir göstergesidir.

Bu tabloda her şey tam ve yerli yerindeyken bizler sanki odaya izinsiz girmiş ve onları izliyormuş hissine kapılmıyor muyuz? Bunu yalnızca bizler için değil, tablonun sol tarafında, kapı girişinde bekleyen kâhya içinde söyleyebiliriz. Kapı girişinde her an yürümeye hazır vaziyette duran bu kişi Kraliçe’nin kâhyasıdır. Tablo için ileri sürülen yorumlarda bu kısım için iki teori ortaya atılmıştır. Kimilerine göre Kraliçe’nin emriyle odada bulunan kâhya onları izlemek için orada, kimilerine göreyse son rötuşları yapan ressamın tabloyu bitirmesini beklemektedir.

Tablonun geneline baktığımızda en gizemli noktanın burası olduğunu düşünebiliriz zira gözüktüğü gibi bizlere geçen tek duygu da bu. O halde ressamın kâhya için sahiden de gizemli bir anlam yüklediğini ve bizlerin bunu yanlış yorumladığın söyleyebilir miyiz? Unutulmaması gereken bir nokta var ki sanatın her yoruma, her düşünceye açık olduğudur. Bu yüzden kâhyanın orada bulunma sebebini kendimizce çeşitli durumlara bağlayabiliriz.

Ressam Velázquez’in etkileyici akıl oyunlarıyla şekillendirdiği, sanat tarihinin en dikkat çekici eserlerinden biri olan Nedimeler adlı tablosu Madrid’deki Prado müzesinde sergilenmektedir. Tablonun öznesi değiliz fakat Velázquez kendisini 1656 yılından beri izleyen hayranlarını da unutmamış, yolunuz oraya düşerse, bu büyük ressamın fırçasından kendinize pay almayı unutmayın.

Daha Fazla İçerik İçin:

https://www.armadillokitap.com/

Instagram hesabımıza göz atmak için:

https://www.instagram.com/armadillokitap/

Youtube:

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz