Bilgi Köşesi

Osmanlı’da Tılsımlı Gömleklerin Gizemi

Yüzyıllar boyunca üç kıtaya hükmeden Osmanlı Devleti, iç içe geçmiş gelenek, örf ve adetleriyle hala ilgimizi çekmeye ve gizemini korumaya devam ediyor. Çok çeşitli kültürel geçmişe sahip olan Osmanlı Devleti hem kendisinden önceki medeniyetlerin kültürlerinden beslenmiş hem de farklı medeniyetlere ilham kaynağı olmuştur. Böylece zengin bir kültürel birikim elde etmiştir. Topkapı saray koleksiyonunda bulunan “Tılsımlı Gömlekler” de bu birikimlerin en ilginç olan miraslarından birisidir.

Osmanlı’da maneviyatın sanata yansımasının en eşsiz örneklerinden biri olan ve belki de daha önce duymadığınız, okurken dikkat kesileceğiniz “Tılsımlı ya da nam-ı diğer Şifalı Gömlek”lerden bahsedeceğiz bugünkü yazımızda.

Türk kültüründeki örneklerini ilk olarak Dede Korkut Hikâyelerinde “kurşun geçirmez, kılıç kesmez ve mutluluk getiren” cümleleriyle bahsedilen “Tılsımlı Gömlekler” çeşitli kültür ve inanç yapılarında da görülmüştür. En erken örneklerine Hititlerde rastlanan bu gömlekler İslamiyet öncesi Türklerde, Selçuklularda ve sonrasında Osmanlı Devleti’ne kadar sürmüş ve adeta bir gelenek haline gelmiştir. İslamiyet’in kabulünden önce şaman geleneklerine bağlı olan Türkler, İslamiyet’in kabulünden sonra bu gömleklerin üzerindeki yazıları farklılaştırarak dua niteliğine dönüştürmüştür. Peki, “Tılsımlı Gömlekler” için söylenenler doğru mu? Osmanlı padişahları hangi nedenlerden dolayı “Tılsımlı Gömlek” giyerlerdi? Asırlar sonra günümüze ulaşmış olan bu gömleklerin özellikleri nelerdi? Detayları ve özellikleriyle Osmanlı padişahlarının gizemli gömlekleri…

Geleneksel motiflerin ve tekniklerin eşsiz bir sentezi olan “Tılsımlı Gömlekleri” özellikle Osmanlı padişahları cülus törenlerinde, harplerde, ordunun hareketlerinde, savaşta korunmak ve galip gelmek, şifa bulmak ya da nazarlardan korunmak için giyerlerdi. Müneccimbaşılar tarafından giyecek kişi için eşraf saati belirlenir ve gömleğin yapımına başlanırdı. Savaşta galip gelmek için Fetih suresi, hastalıklar için Kaside-i Bürde ve nazarlardan korunmak için Felâk ve Nas sureleri yazılırdı ayrıca şahsa özel bilgiler şifreli rakamlarla gömleğin üzerine nakşedilirdi. Bunların hangi anlama geldiğinin dokuyan kişiden başka kimse tarafından bilinmemesinin nedeni ise giyecek kişiye ait özel bilgiler içermesiydi. Bu bilgiler bu şekilde saklanıyordu. Harvard Üniversitesi’nin dahi peşine düştüğü bu gömleklerin gizeminin çözülememesinin nedeni işte bundan kaynaklanıyor.

Gömlekler öyle bildiğimiz mürekkep ve kumaşlarla işlenmiyordu. Harlanarak kâğıt özelliği kazandırılmış kumaşlarla tasarlanıyordu; mürekkep ise camilerde yıllarca biriken islerlerden elde edilirdi. Düşünsenize o camilerde binlerce insan dua ediyor, Allah’a yakarıyor. O dualar islere, islerde mürekkebe sirayet ediyor ve en sonunda gömleklere işleniyordu. İşte Osmanlı’nın manevi huzura ve inanca verdiği muazzam değeri düşünün, inanılmaz gerçekten.

Hz. Muhammed’in peygamberlik mührü, Esma’ül Hüsna, Hz. Süleyman’ının mührü, Hz. Ali’nin kılıcı Zülfikar, lale motifleri ve ayetler Tılsımlı Gömleklerin vazgeçilmezleriydi. Tılsımlı Gömlekler bir kişi için birden fazla üretilir ve her zaman giyilmezdi. Sadece önemli günlerde giyilir ve çok iyi korunarak saklanırdı. Ayrıca mührün suyla temasında akacağı için bu gömlekler asla yıkanmazdı. Böylece, bir kişi için birden fazla tasarlanmasının sebebini anlamış oluyoruz.

Tılsımlı Gömleklerin üzerindeki yazı ve süslemelerle hat ve tezhip sanatında gelinen seviyeyi gösteren, dönemin sosyo-kültürel yaşamını ortaya koyan adeta konuşan tarih niteliğindedir. Günümüzde hale gizemini koruyan, şifreleri çözülemeyen bu gömlekler, geçmişle günümüz arasında köprü kuran eşsiz bir kültür mirasıdır.

Tüm bu bilgilerden sonra “acaba bu gömlekler bir çeşit büyü mü?” diye düşünmüş olabilirsiniz. Araştırmalarımız sonucunda şimdiye kadar kötü amaçla hazırlanmış bir gömlek bulunmamaktadır. Tasarlanan gömleklerde İslami inançlar doğrultusunda hazırlanmış olduğunu söyleyerek merakınızı bu şekilde gidermiş olalım.

Bu gömleklerle ilgili mucizeler tarih sayfalarında da yer almaktadır. Örneğin ağlamaktan gözlerini kaybeden Yakup Peygamber Hz. Yusuf’un gömleğini gözlerine sürmesiyle gözlerinin açıldığı rivayet edilir. Ömrünün büyük bir bölümünü savaş meydanlarında geçiren Kanuni Sultan Süleyman’ın da neredeyse katıldığı tüm savaşlarda bu Tılsımlı Gömleklerden giymiştir. Sadece Sultan Süleyman değil birçok padişah, sadrazam ve komutan bu gömlekleri üzerlerinde taşımışlardır.

Topkapı Saray’ında 87 adet gömleğin olduğu bilinmektedir. Sizlere bu ilgi çekici gömleklerin bizzat gidip görmenizi tavsiye etmeyi çok isterdik ancak üzülerek söylemeliyiz ki bu gömleklere sadece özel izinlerle bakılabiliyor ve ışıkta deforme olabileceğinden dolayı sergilenmiyorlar. İlgilenenler için bu konuda önemli araştırmalara imza atan Hülya Tezcan’ın “Tılsımlı Gömlekler” kitabını tavsiye edebilirim. Kitap titizlikle hazırlanmış ve muazzam bilgiler içermektedir.

Biz bu yazımızda “Ben size şahdamarınızdan daha yakınım” (Kâf suresi 16-35) ayetinin bir tecellisi olarak gömleklerde Allah’ın azametini, gücünü üstlerinde hissederek tavır ve davranışlarını düzenleyen Osmanlı yiğitlerinin, komutanlarının ve padişahlarının yedi asırlık tarih sayfasındaki his, davranış ve ruh yapısına ilgi çekmeye ve etnografik bir değeri olan bu gömlekleri tanıtmaya gayret ettik. Biz yazarken çok keyif aldık umarım sizler de okurken keyif alırsınız.

Tavsiye 1:

Kayıp Kıta Mu, Atatürk ve Türklerin Saklı Tarihi

Tavsiye 2:

II. Felipe: Protestanlık ve Osmanlı ile Mücadelesi

Armadillo’ya Destek Olmak İçin Gördüğünüz Herhangi Bir Reklama Tıklayabilirsiniz.

No Responses

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz