Kitap İncelemeleri

Pazartesi Cumartesiden Başlar

“Ne oluyor?”

Evet kitabı okurken hemen hemen her sayfada kurduğum cümle bu oldu: “Ne oluyor?”.
Kendimi hiçbir zaman bir kitabın içinde bu kadar “yalnız” hissetmemiştim. Ne yazara tutunabildim ne de karakterlerden herhangi birine. Kitabı bitiremediğimi de belirtmek isterim. Yarısında bıraktım, bırakmak zorunda kaldım. Bitirmediğim bir kitabın incelemesini yazmak ne kadar doğru tartışılır fakat tecrübelerimi aktarma gerekliliği hissediyorum. Şimdi en başından itibaren kitaba karşı verdiğim mücadeleyi sizlere anlatmak istiyorum.

Bir gün kitapçıda gezerken uzun zamandır uzak düştüğüm “bilim-kurgu” alanına yeniden dönüş yapmaya karar verdim. E haliyle bilim-kurgu deyince gözüm İthaki Yayınları’nı aramaya başladı. Wells, Orwell, Huxley vb. popüler yazarlar değil de yeni ve nispeten daha az bilinen bir yazarla tanışmak istedim. Belki beni bilmediğim bir dünyaya götürür diye düşünmüştüm. Favori ve farklı bir yazar edinirim kendime. -Yıllar önce yine bir kitapçıya girdiğimde Leo Perutz’u böyle keşfetmiştim ve hala en sevdiğim yazarlardan birisidir kendisi.- Gözüm Strugatski kardeşlere takıldı.

Arkadi Strugatski ve Boris Strugatski isimli kardeşler Sovyet edebiyatının bilim kurgu yazarları olarak tanıtılıyordu bizlere. Kitap hakkında söylenen sözlere bakınca Huxley ve Orwell ile de kıyaslandığını görünce heyecanlandım biraz. Kitaplarının isimlerini duymuştum zaten o yüzden birini seçip alarak hemen okumaya başlamak istedim. Büyük bir hevesle başlayan bu girişimimin bir hezeyanla biteceğinden habersizdim şüphesiz.

Kitap aslında kötü başlamıyor. İlk 50 sayfanın su gibi aktığını söyleyebilirim. Yaşananlar bir şeylere gebe mi gibi duruyordu. Fakat her geçen sayfada kitap bilim-kurgudan uzaklaşarak fantezi dünyasına geçiş yapmaya başladı. Konuşan aynalar, kaybolan divanlar, duvardan geçebilen insanlar… Açıkçası kitaptan bilimsel bazı veriler edinebileceğime dair beklentilerim vardı fakat hiçbir şey bulamadım. Tamamen fantezi edebiyatı. Rus halk edebiyatına da çokça gönderme yapıldığından o kültüre pek aşina olmayan bizler sürekli dipnotlarla boğuşmak zorunda kalıyoruz. Bu da zaten içine bir türlü giremediğimiz kitabın iyice dışına sürüklüyor bizleri.

Okuduğum romanların bana somut olarak bir şeyler katmasını beklerim. Eğer katamıyorsa duygularıma çok güçlü bir şekilde hitap edebilmeli. Veya üçüncü bir şık, zihnimize hitap etmeli. Bu üçünden birini gerçekleştiremiyorsa o kitap benim için okunması “gereksizdir”. Şimdi birkaç örnekle açıklayacağım bu dediklerimi. Örneğin Tanrı’nın Formülü isimli kitap. Muazzam bir kurgu, müthiş bir sürükleyicilik. Bunlar tabii ki önemli ama benim bu kitabı sevmemdeki en büyük detay bolca bilgi içeriyor olmasıdır. Bana Spinoza’yı Tanrı felsefesini ve Einstein’ın fiziğini anlatıyordu.

Daha ne olsun? Veya Romanov Komplosu. Rus tarihine ilişkin çarpıcı bilgiler içeren bir romandı. Birçok bilgi edinmiştim. Dan Brown’un didaktik romanları, Tolstoy ve Alexandre Dumas’ın tarih temalı romanları veya bizim Türk yazarlarımızın birçoğunda görüldüğü üzere eserlerinin arka planında yer alan toplumun geleneklerini yansıtması gibi. Birçok yazar ve birçok kitap ekleyebilirim didaktik eserlere. Yani bu paragrafın başlangıç cümlesine.

İkincil olarak eğer yoğun bilgi yoksa duygu isterim. Kamelyalı Kadın gibi, Suç ve Ceza gibi, Notre Dame’ın Kamburu gibi. Beni bir köşeden bir köşeye sürükleyen eserler. Lafı uzatmayayım üçüncü olarak da Fahrenheit 451 gibi kitapları kastediyorum. Müthiş bir eleştiri ve çok isabetli bir gelecek öngörüsüydü. Zihin açıcıydı. Bu kategoriye 1984, Cesur Yeni Dünya, Zaman Makinesi gibi kitapları da rahatlıkla ekleyebiliriz.

Şimdi ben bu kitabı hangi kategoriye sokayım? Ne olay örgüsü var, ne bilgi var, ne duygu var, ne de kurgu var? Strugatski kardeşler benim için hayal kırıklığı oldu, bana hiç hitap etmiyorlar. Bir kitabı yarıda bırakmayı hiç sevmememe rağmen daha fazla ilerleyemedim.

Her zaman bu kitabı kesinlikle okuyun diye tavsiye veriyoruz; bu kez tabii ki kesinlikle okumayın demiyoruz fakat bir kitaptan beklentileriniz benim gibiyse mesafeli yaklaşmanızı öneriyoruz.

Daha Fazla İçerik İçin:

https://www.armadillokitap.com/

Instagram hesabımıza göz atmak için: https://www.instagram.com/armadillokitap/

Youtube:

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz