Bilgi Köşesi

Uyurken Öğrenebilir Miyiz? | Deneyler ve Sonuçları

“Keşke beynimizde bir tuş olsa da uyurken de öğrenebilsek.”

Hepimiz hayatımızın bir döneminde mutlaka böyle bir şeyi arzulamışızdır. Hangimiz zor bir sınav öncesi, çalışmaktan yıldığımız anlarda bu cümleyi isyan ederek kurmadık ki? Peki gerçekten böyle bir şey mümkün mü?

Gelin bilim dünyası uyurken öğrenebilme ihtimaline ne kadar olumlu bakıyor bir göz atalım.

Öncelikle yazımıza hipnomedyanın ne olduğundan bahsetmek başlayalım. Çünkü aslında konunun tam merkezinde hipnomedya ve onun getirileri var. Yani uykuda/hipnotize haldeyken öğrenmek. Bu kavram hayatımıza Cesur Yeni Dünya kitabıyla girdi. Kitapta çocuk yaştaki insanlar uyuyorken belirli sesler dinletilerek, istenilen toplum yapısına uygun bireyler yetişmesi amaçlanıyordu. Kitabın yanı sıra bilim dünyası da zaten bu konuda araştırmalarını uzun zamandır sürdürüyordu.

Bunlardan biri 1942 yılında Lawrence Leshan’ın yapmış olduğu deneydi. Leshan yaz kampındaki 20 genç erkeğin tırnaklarını yediğini fark etti ve önlemek için “tırnaklarım biber kadar acı” cümlesini ses kaydına aldı. 54 gün boyunca çocuklar uyudukları zaman bu ses kaydını dinletti. Ancak 54 günün sonunda sadece bir genç tırnaklarını yemeyi bırakmıştı. Ancak denemekten yılmadı ve iki hafta boyunca uyudukları zaman odalarına giderek aynı cümleyi 300 kez daha tekrarladı. Yapılan kontrollerde 7 genç daha tırnaklarını yemeyi bırakmıştı. Bu da %40’lık bir başarı demekti. Ancak deney haklı eleştirilere maruz kaldı. Deney sırasında sesler dinletilirken gençler uyanmış ve bilinçli bir şekilde bu sesi dinlemiş olabilirlerdi. Nitekim diğer deneyler sırasında deneklerin beyni uyurken görüntülendi ve fark edildi ki uykuda öğrenmek beklenilen düzeyde değildi.

Bu sonuç sizi mutsuz etmesin çünkü araştırmacılar başka deneylerle araştırmalarını sürdürmeye devam etti.

Tamamen uyku halindeyken bir şeyler öğrenmek pek mümkün olmasa da aslında uyku, öğrendiklerimizi pekiştirmede çok önemli bir faktördü. Bu konu hakkında yapılmış bazı deneyler ve sonuçları şöyle: İlk deneyde Almanyalı araştırmacı Susanne Diekelman 2 deney grubu oluşturdu. 2 grubunda temel amacı belirli şekillerin sıralanmasını öğrenmekti. Denekler öğrenme aşamasındayken odaya bir koku verildi. Ardından iki grupta uykuya daldı. İlk gruba uyku sırasında aynı koku verilirken ikinci gruba koku verilmedi. Uyandıklarında tekrar bir test yapıldı. Uyurken koku verilen ilk grup %84 oranında, ikinci grup ise %61 oranında öğrendiklerini hatırlıyordu. Yani uyurken duymuş oldukları koku diğer gruba nazaran onlara daha çok katkı sağlamıştı. Benzer bir test işitsel becerilerle de yapıldı ve sonuç yine aynıydı.

Gerçekten de uyurken duymuş olduğumuz sesler ve kokular öğrenmemizi pekiştiriyordu.

Diğer bir deneyde Steffan Gais ve meslektaşları, lise öğrencilerinden 24 İngilizce-Almanca kelime çiftlerini öğrenmelerini istedi. İlk grup kelime çiftlerini öğrendiler ve 3 saat içerisinde uyudular. İkinci grup ise kelime çiftlerini öğrendikten sonra 10 saat boyunca uyanık kaldılar. 24 saat ve 36 saat sonra yapılan testler gösterdi ki uyuyan gruptakiler diğer gruptakilere oranla daha çok hatırlıyordu. Yani uyuma eylemi tek başına bile pekiştirme aracı görevini görmüştü. Peki nasıl oluyor da uyumak başlı başına öğrenmeyi pekiştiriyor? Araştırmalar hala devam etse de yaygın olan iki kanı söyle açıklanabilir: İlki beynimizin uyurken çalışır durumda olması ve bu sırada gelen bilgileri özümsemesi. İkinci kanı ise uyanık durumda pek çok uyarıcıya maruz kalmamız ve bu sırada pek çok bilginin beynimize girerek farklı bir pekiştirme durumuna yol açması.

Bu deney sonuçlarından da tahmin edeceğiniz üzere uykuda sıfırdan bir şey öğrenmek çok da mümkün değil. (Elbette çalışmalar devam ediyor). Ancak öğrendiğimiz şeyleri uyku ve onun getirileri sayesinde pekiştirmek mümkün. Üstelik uyurken belirli bir uyarana maruz kalmak zorunda da değiliz.

Araştırmacıların genel olarak vardığı sonuç farklı türlerdeki anı ve bilgilerin uyku sayesinde pekiştirildiğidir. Bizlerin çıkardığı sonuca göreyse doğru uyku anlarını yakalamayan ve uykusuz kalan kişinin öğrenme yeteneğinin git gide azaldığı ve geçen sürede körleşeceğidir.

Tavsiye 1:

Zihin Kontrolü Nedir? | MK-Ultra ve Monarch Projeleri Gerçek Mi?

Tavsiye 2:

Bobo Doll Deneyleri | Çocuklar Şiddeti Nasıl Öğreniyor?

Armadillo’ya Destek Olmak İçin Gördüğünüz Herhangi Bir Reklama Tıklayabilirsiniz.

Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz