Bilgi Köşesi

Yeşil Çubuk Efsanesi | Tolstoy Hayata Nasıl Döndü?

Tolstoy’u nasıl bilirsin sevgili Armadillo?
Genellikle herkes onun 67 yaşında bisiklet binmeyi öğrenmesinden ilham alır.
Veya 70’li yaşlarda buz pateni dersleri almasını övgüyle karşılar. Aynı şekilde ölene dek her sabah sporunu ihmal etmeyen çevik ve yaşamayı seven bir insan olarak anımsarlar onu. Fakat gerçekten öyle midir? Tolstoy’u bu denli hayata bağlayan şey neydi? Mükemmel bir yaşamı vardı da onu kaybetmek istemiyor muydu? Durum pek de böyle değil. Biz genellikle madalyonun tek tarafından Tolstoy’a bakıyoruz ve onun enerjisine/yaşama sevincine hayran kalıyoruz. Bugün sizlerle madalyonun öteki tarafını konuşacağız.

Yasnaya Polyana…

Fotoğrafta da gördüğünüz yeşil çatılı, sade ve şık bir ev. Tolstoy’un doğduğu, Savaş ve Barış’ı yazdığı, Anna Karenina’ya hayat verdiği ve gömüldüğü ev. Muhtemelen Tolstoy’u Yasnaya Polyana’nın duvarlarına sorsak en iyi onlar anlatır. Çünkü gözyaşlarına en çok o duvarlar şahit olmuştur. Hazin bir yaşamı vardır Tolstoy’un; 2 yaşında annesini kaybeder. Annesiz büyümenin zorluğuna daha alışmamışken 9 yaşındayken bu kez babası yaşama veda eder. Tolstoy, anneannesinin yanına gider. Fakat kısa süre sonra anneannesi de ölür. Ve inanmayacaksınız ama sonraki adresi teyzesinin evi olur fakat orada da fazla duramaz; çünkü teyzesi de hayatını kaybeder. Tolstoy sanki üzerinde bir lanet varmış ki akrabalarının bir bir ölümünü seyreder. Diplerdedir. Yaşama sevinci bitmiştir. Nasıl kalsın ki? Küçücük bir çocuk nasıl bu kadar ölümle yüzleşebilir? Bu soruları siz de sormaya başladıysanız yolculuğa hazırlanın gidiyoruz. Nereye mi? Yasnaya Polyana’nın yemyeşil bahçesine. Küçük Tolstoy ve abisi Nicholas’ın arasında geçen sohbeti usulca dinlemeye…


Nicholas, Tolstoy’u evrensel mutluluğa inandırmayı başarmıştı. O gün, çimlerin üzerinde otururlarken kardeşine dönüp parmağıyla az ilerdeki vadiyi işaret etmiş ve şöyle demişti: “O gördüğün vadinin hemen dibine gömülü yeşil bir çubuk var. Sakın kimseye söyleme, bu büyük bir sır. Bu sır ifşa olduğunda ve yeşil çubuk oradan çıkarıldığında tüm acılar son bulacak. Dünyaya sevgi egemene olacak. Kimse üzülmeyecek, ağlamayacak; tek gerçek sevgi olacak ve insanlar birbirlerini kucaklayacak.”

Tolstoy bu efsaneden muazzam derecede etkilenmişti. Öyle ki, yaşamının sonunda dek bunu unutmadığı söylenir. İçinde yer alan ve sönmek bilmeyen umut ışığının kaynağının işte bu hikaye olduğu anlatılır. Bu hikayeyi duyduktan sonra İnsan Neyle Yaşar? kitabını çok daha iyi anlıyorsunuz değil mi? Her şey kafanızda çok daha net oturuyor. İşte bu yüzden Armadillo kurulduğu günden beri yazarların yaşamı ile eserleri arasındaki bağlantıya dikkat çekmeye çalışıyor. Yazarı ne kadar tanırsak, kitabı o kadar iyi anlarız mottosuyla hareket ediyor. Yine bu sebeple birçok önemli insanın biyografisini kaleme alıyor ve sevgili takipçilerine sunuyor.

O halde bu yazıyı tamamlamak için en doğru kişiye başvuralım ve onun sözcükleri ile sizlere veda edelim.
Şöyle der Tolstoy:

Dünyada barış, insanda iyi niyet olmalı !”


Yorumunuzu Bizimle Paylaşabilirsiniz